Mirasçılarını zengin bırakman, onları insanlara el açan muhtaçlar olarak bırakmandan daha hayırlıdır.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1295, Kitap 23, Hadis 53
Türkçe meal

Sa'd b. Ebû Vakkâs (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Vedâ haccı yılında, şiddetlenen bir hastalığımdan dolayı Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni ziyaret ediyordu. Ona: “Hastalık bende (gördüğün) hâle ulaştı. Ben mal sahibiyim ve bana bir kızımdan başka mirasçı olmayacak. Malımın üçte ikisini sadaka olarak vereyim mi?” dedim. “Hayır” buyurdu. “Yarısını?” dedim. “Hayır” buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: “Üçte bir (verebilirsin); üçte bir de büyüktür -ya da çoktur-. Mirasçılarını zengin bırakman, onları insanlara el açan muhtaçlar olarak bırakmandan daha hayırlıdır. Allah'ın rızasını gözeterek yaptığın her harcamadan mutlaka sevap alırsın; hatta hanımının ağzına koyduğun (lokmadan) bile.” “Ey Allah'ın Resûlü! Arkadaşlarımdan sonra (Mekke'de) geride mi bırakılacağım?” dedim. Şöyle buyurdu: “Sen geride bırakılıp da salih bir amel işlersen, onunla mutlaka derecen ve yüceliğin artar. Hem belki de geride bırakılırsın (uzun yaşarsın) da birtakım topluluklar senden faydalanır, başkaları da senden zarar görür. Allah'ım! Ashâbımın hicretini tamamla, onları gerisin geri döndürme! Fakat zavallı olan Sa'd b. Havle'dir.” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Mekke'de öldüğü için ona acıyordu.

Sahîh-i Buhârî 1295, Kitap 23, Hadis 53

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعُودُنِي عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ مِنْ وَجَعٍ اشْتَدَّ بِي فَقُلْتُ إِنِّي قَدْ بَلَغَ بِي مِنَ الْوَجَعِ وَأَنَا ذُو مَالٍ، وَلاَ يَرِثُنِي إِلاَّ ابْنَةٌ، أَفَأَتَصَدَّقُ بِثُلُثَىْ مَالِي قَالَ " لاَ ". فَقُلْتُ بِالشَّطْرِ فَقَالَ " لاَ " ثُمَّ قَالَ " الثُّلُثُ وَالثُّلْثُ كَبِيرٌ ـ أَوْ كَثِيرٌ ـ إِنَّكَ أَنْ تَذَرَ وَرَثَتَكَ أَغْنِيَاءَ خَيْرٌ مِنْ أَنْ تَذَرَهُمْ عَالَةً يَتَكَفَّفُونَ النَّاسَ، وَإِنَّكَ لَنْ تُنْفِقَ نَفَقَةً تَبْتَغِي بِهَا وَجْهَ اللَّهِ إِلاَّ أُجِرْتَ بِهَا، حَتَّى مَا تَجْعَلُ فِي فِي امْرَأَتِكَ ". فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أُخَلَّفُ بَعْدَ أَصْحَابِي قَالَ " إِنَّكَ لَنْ تُخَلَّفَ فَتَعْمَلَ عَمَلاً صَالِحًا إِلاَّ ازْدَدْتَ بِهِ دَرَجَةً وَرِفْعَةً، ثُمَّ لَعَلَّكَ أَنْ تُخَلَّفَ حَتَّى يَنْتَفِعَ بِكَ أَقْوَامٌ وَيُضَرَّ بِكَ آخَرُونَ، اللَّهُمَّ أَمْضِ لأَصْحَابِي هِجْرَتَهُمْ، وَلاَ تَرُدَّهُمْ عَلَى أَعْقَابِهِمْ ، لَكِنِ الْبَائِسُ سَعْدُ ابْنُ خَوْلَةَ، يَرْثِي لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ مَاتَ بِمَكَّةَ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1295 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü