İbn Übey'in cenaze namazı kılındıktan kısa süre sonra "Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını kılma" âyeti indi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1366, Kitap 23, Hadis 118
Türkçe meal

Ömer b. Hattâb (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Abdullah b. Übey b. Selûl ölünce, cenaze namazını kılması için Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) çağrıldı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (namaza) kalkınca ona doğru atıldım ve: “Ey Allah'ın Resûlü! İbn Übey'in cenaze namazını mı kılıyorsun? Oysa o şu gün şöyle şöyle demişti” dedim -onun sözlerini bir bir sayıyordum-. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gülümsedi ve: “Benden uzak dur ey Ömer!” buyurdu. Ona çok üsteleyince şöyle buyurdu: “Ben muhayyer bırakıldım, ben de (kılmayı) seçtim. Yetmişten fazla (istiğfar) edersem onun bağışlanacağını bilseydim, (yetmişin) üzerine artırırdım.” (Ömer) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun cenaze namazını kıldı, sonra döndü. Çok geçmeden Berâe sûresinden şu iki âyet indi: “Onlardan ölen hiçbir kimsenin cenaze namazını asla kılma...” âyetinden “...onlar fâsık kimseler olarak (öldüler)” sözüne kadar (Tevbe 9/84). (Ömer) dedi ki: Sonradan, o gün Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı gösterdiğim cesarete şaştım. Allah ve Resûlü daha iyi bilir.

Sahîh-i Buhârî 1366, Kitap 23, Hadis 118

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنهم ـ أَنَّهُ قَالَ لَمَّا مَاتَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُبَىٍّ ابْنُ سَلُولَ دُعِيَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُصَلِّيَ عَلَيْهِ، فَلَمَّا قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَثَبْتُ إِلَيْهِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَتُصَلِّي عَلَى ابْنِ أُبَىٍّ وَقَدْ قَالَ يَوْمَ كَذَا وَكَذَا كَذَا وَكَذَا ـ أُعَدِّدُ عَلَيْهِ قَوْلَهُ ـ فَتَبَسَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " أَخِّرْ عَنِّي يَا عُمَرُ ". فَلَمَّا أَكْثَرْتُ عَلَيْهِ قَالَ " إِنِّي خُيِّرْتُ فَاخْتَرْتُ، لَوْ أَعْلَمُ أَنِّي إِنْ زِدْتُ عَلَى السَّبْعِينَ فَغُفِرَ لَهُ لَزِدْتُ عَلَيْهَا ". قَالَ فَصَلَّى عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ انْصَرَفَ، فَلَمْ يَمْكُثْ إِلاَّ يَسِيرًا حَتَّى نَزَلَتِ الآيَتَانِ مِنْ {بَرَاءَةٌ} {وَلاَ تُصَلِّ عَلَى أَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ أَبَدًا} إِلَى {وَهُمْ فَاسِقُونَ} قَالَ فَعَجِبْتُ بَعْدُ مِنْ جُرْأَتِي عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَئِذٍ، وَاللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1366 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü