Bu mal yeşil ve tatlıdır; ondan yoksula, yetime ve yolcuya veren Müslümanın malı ne güzel arkadaştır.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1465, Kitap 24, Hadis 67
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün minbere oturdu, biz de etrafına oturduk. Şöyle buyurdu: “Benden sonra sizin için korktuğum şeylerden biri, size açılacak olan dünyanın süsü ve ziynetidir.” Bir adam: “Ey Allah'ın Resûlü! Hayır şer getirir mi?” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) sustu. O adama: “Neyin var? Peygamber'le (sallallahu aleyhi ve sellem) konuşuyorsun, o seninle konuşmuyor” denildi. Ona (vahiy) indirildiğini düşündük. (Ebû Saîd) dedi ki: Üzerindeki teri sildi ve “Soran nerede?” buyurdu; sanki onu övmüştü. Sonra şöyle buyurdu: “Hayır şer getirmez. Bahar mevsiminin bitirdiği (otlar) arasında (hayvanı) öldüren ya da ölüme yaklaştıran vardır; yeşillik yiyen hayvan müstesna: O yer, böğürleri şişince güneşe karşı durur, gübresini ve idrarını çıkarır, sonra yine otlar. Bu mal yeşil ve tatlıdır. Ondan yoksula, yetime ve yolcuya veren Müslümanın arkadaşı (olan mal) ne güzeldir -ya da Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) nasıl söylediyse-. Onu hakkı olmadan alan kimse, yiyip de doymayan kimse gibidir; (o mal) kıyamet günü onun aleyhine şahit olur.”

Sahîh-i Buhârî 1465, Kitap 24, Hadis 67

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ فَضَالَةَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ هِلاَلِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، حَدَّثَنَا عَطَاءُ بْنُ يَسَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ ـ رضى الله عنه ـ يُحَدِّثُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم جَلَسَ ذَاتَ يَوْمٍ عَلَى الْمِنْبَرِ وَجَلَسْنَا حَوْلَهُ فَقَالَ " إِنِّي مِمَّا أَخَافُ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِي مَا يُفْتَحُ عَلَيْكُمْ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا وَزِينَتِهَا ". فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَوَيَأْتِي الْخَيْرُ بِالشَّرِّ فَسَكَتَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقِيلَ لَهُ مَا شَأْنُكَ تُكَلِّمُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَلاَ يُكَلِّمُكَ فَرَأَيْنَا أَنَّهُ يُنْزَلُ عَلَيْهِ. قَالَ ـ فَمَسَحَ عَنْهُ الرُّحَضَاءَ فَقَالَ " أَيْنَ السَّائِلُ " وَكَأَنَّهُ حَمِدَهُ. فَقَالَ " إِنَّهُ لاَ يَأْتِي الْخَيْرُ بِالشَّرِّ، وَإِنَّ مِمَّا يُنْبِتُ الرَّبِيعُ يَقْتُلُ أَوْ يُلِمُّ إِلاَّ آكِلَةَ الْخَضْرَاءِ، أَكَلَتْ حَتَّى إِذَا امْتَدَّتْ خَاصِرَتَاهَا اسْتَقْبَلَتْ عَيْنَ الشَّمْسِ، فَثَلَطَتْ وَبَالَتْ وَرَتَعَتْ، وَإِنَّ هَذَا الْمَالَ خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ، فَنِعْمَ صَاحِبُ الْمُسْلِمِ مَا أَعْطَى مِنْهُ الْمِسْكِينَ وَالْيَتِيمَ وَابْنَ السَّبِيلِ ـ أَوْ كَمَا قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ـ وَإِنَّهُ مَنْ يَأْخُذُهُ بِغَيْرِ حَقِّهِ كَالَّذِي يَأْكُلُ وَلاَ يَشْبَعُ، وَيَكُونُ شَهِيدًا عَلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1465 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü