Cahiliyede insanlar Kâbe'yi çıplak tavaf ederdi; Hums müstesna. Hums, Kureyş ve onun soyundan gelenlerdir.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1665, Kitap 25, Hadis 146
Türkçe meal

Urve şöyle dedi:

İnsanlar cahiliye döneminde (Kâbe'yi) çıplak tavaf ederlerdi; Hums müstesna. Hums, Kureyş ve onun soyundan gelenlerdir. Hums, (sevabını umarak) insanlara yardım ederlerdi: Erkek erkeğe içinde tavaf edeceği elbiseyi verir, kadın da kadına içinde tavaf edeceği elbiseyi verirdi. Hums'un elbise vermediği kimse Beytullah'ı çıplak tavaf ederdi. İnsanların topluluğu Arafat'tan ifâza eder (döner), Hums ise Cem'den (Müzdelife'den) ifâza ederdi.

(Hişâm) dedi: Babam bana Âişe'den (radıyallahu anhâ) haber verdi ki şu âyet Hums hakkında inmiştir: “Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin” (Bakara 2/199). (Urve) dedi: Onlar Cem'den ifâza ederlerdi; (bu âyetle) Arafat'a yöneltildiler.

Sahîh-i Buhârî 1665, Kitap 25, Hadis 146

Arapça metin
حَدَّثَنَا فَرْوَةُ بْنُ أَبِي الْمَغْرَاءِ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، قَالَ عُرْوَةُ كَانَ النَّاسُ يَطُوفُونَ فِي الْجَاهِلِيَّةِ عُرَاةً إِلاَّ الْحُمْسَ، وَالْحُمْسُ قُرَيْشٌ وَمَا وَلَدَتْ، وَكَانَتِ الْحُمْسُ يَحْتَسِبُونَ عَلَى النَّاسِ يُعْطِي الرَّجُلُ الرَّجُلَ الثِّيَابَ يَطُوفُ فِيهَا، وَتُعْطِي الْمَرْأَةُ الْمَرْأَةَ الثِّيَابَ تَطُوفُ فِيهَا، فَمَنْ لَمْ يُعْطِهِ الْحُمْسُ طَافَ بِالْبَيْتِ عُرْيَانًا، وَكَانَ يُفِيضُ جَمَاعَةُ النَّاسِ مِنْ عَرَفَاتٍ، وَيُفِيضُ الْحُمْسُ مِنْ جَمْعٍ. قَالَ وَأَخْبَرَنِي أَبِي عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ هَذِهِ الآيَةَ نَزَلَتْ فِي الْحُمْسِ {ثُمَّ أَفِيضُوا مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ النَّاسُ} قَالَ كَانُوا يُفِيضُونَ مِنْ جَمْعٍ فَدُفِعُوا إِلَى عَرَفَاتٍ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1665 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü