Resûlullah vedâ haccında Arafat'tan orta hızda yürürdü; boş bir yer bulunca hızlanırdı.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1666, Kitap 25, Hadis 147
Türkçe meal

Urve şöyle rivayet etti:

Ben otururken Üsâme'ye (radıyallahu anh): “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) vedâ haccında (Arafat'tan) ayrıldığı zaman nasıl yürürdü?” diye soruldu. Şöyle dedi: “Anak (orta hızda) yürürdü; boş bir yer bulunca nass (hızlı) yürürdü.” Hişâm dedi: Nass, anaktan daha hızlıdır.

Ebû Abdullah (Buhârî) dedi ki: Fecve, geniş yer demektir; çoğulu fecevât ve ficâ'dır; rekve ve rikâ' da böyledir. “Menâs”, kaçış zamanı değil (demektir).

Sahîh-i Buhârî 1666, Kitap 25, Hadis 147

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ سُئِلَ أُسَامَةُ وَأَنَا جَالِسٌ، كَيْفَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسِيرُ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ حِينَ دَفَعَ قَالَ كَانَ يَسِيرُ الْعَنَقَ، فَإِذَا وَجَدَ فَجْوَةً نَصَّ. قَالَ هِشَامٌ وَالنَّصُّ فَوْقَ الْعَنَقِ. قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ فَجْوَةٌ مُتَّسَعٌ، وَالْجَمِيعُ فَجَوَاتٌ وَفِجَاءٌ، وَكَذَلِكَ رَكْوَةٌ وَرِكَاءٌ. مَنَاصٌ لَيْسَ حِينَ فِرَارٍ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1666 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü