Muhâcir kardeşlerimi pazarlarda alışveriş meşgul ederdi; ben ise karnımı doyuracak kadarıyla Resûlullah'tan ayrılmazdım.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2047, Kitap 34, Hadis 1
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Siz, “Ebû Hüreyre Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) çok hadis rivayet ediyor” diyorsunuz. “Muhâcirlere ve Ensâr'a ne oluyor da Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) Ebû Hüreyre'nin rivayeti gibi rivayet etmiyorlar?” da diyorsunuz. Muhâcirlerden olan kardeşlerimi pazarlarda alışveriş meşgul ediyordu. Ben ise karnımı doyuracak kadarıyla (yetinip) Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanından ayrılmazdım. Onlar bulunmadığında ben hazır bulunur, onlar unuttuğunda ben ezberlerdim. Ensâr'dan olan kardeşlerimi de mallarının işi meşgul ediyordu. Ben ise Suffe yoksullarından yoksul bir adamdım; onlar unuttuğunda ben akılda tutardım. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) anlattığı bir sözde şöyle buyurmuştu: “Ben şu sözümü bitirinceye kadar elbisesini yayıp sonra elbisesini kendine toplayan hiç kimse yoktur ki söylediğimi bellemesin.” Bunun üzerine üzerimdeki alacalı yün örtüyü (nemire) yaydım. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sözünü bitirince onu göğsüme topladım. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) o sözünden hiçbir şeyi unutmadım.

Sahîh-i Buhârî 2047, Kitap 34, Hadis 1

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، حَدَّثَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ إِنَّكُمْ تَقُولُونَ إِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ يُكْثِرُ الْحَدِيثَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. وَتَقُولُونَ مَا بَالُ الْمُهَاجِرِينَ وَالأَنْصَارِ لاَ يُحَدِّثُونَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ أَبِي هُرَيْرَةَ وَإِنَّ إِخْوَتِي مِنَ الْمُهَاجِرِينَ كَانَ يَشْغَلُهُمْ صَفْقٌ بِالأَسْوَاقِ، وَكُنْتُ أَلْزَمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مِلْءِ بَطْنِي، فَأَشْهَدُ إِذَا غَابُوا وَأَحْفَظُ إِذَا نَسُوا، وَكَانَ يَشْغَلُ إِخْوَتِي مِنَ الأَنْصَارِ عَمَلُ أَمْوَالِهِمْ، وَكُنْتُ امْرَأً مِسْكِينًا مِنْ مَسَاكِينِ الصُّفَّةِ أَعِي حِينَ يَنْسَوْنَ، وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَدِيثٍ يُحَدِّثُهُ " إِنَّهُ لَنْ يَبْسُطَ أَحَدٌ ثَوْبَهُ حَتَّى أَقْضِيَ مَقَالَتِي هَذِهِ، ثُمَّ يَجْمَعَ إِلَيْهِ ثَوْبَهُ إِلاَّ وَعَى مَا أَقُولُ ". فَبَسَطْتُ نَمِرَةً عَلَىَّ، حَتَّى إِذَا قَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَقَالَتَهُ جَمَعْتُهَا إِلَى صَدْرِي، فَمَا نَسِيتُ مِنْ مَقَالَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تِلْكَ مِنْ شَىْءٍ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2047 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü