İbrâhîm Sâre ile hicret etti; zorba kral ona el uzatamadı ve hizmet için ona Hâcer'i verdi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2217, Kitap 34, Hadis 164
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İbrâhîm (aleyhisselâm) Sâre ile hicret etti. Onunla, içinde krallardan bir kral ya da zorbalardan bir zorba bulunan bir şehre girdi. (Krala): ‘İbrâhîm, kadınların en güzellerinden olan bir kadınla (şehre) girdi’ denildi. (Kral) ona: ‘Ey İbrâhîm! Yanındaki bu kadın kim?’ diye haber gönderdi. (İbrâhîm): ‘Kız kardeşim’ dedi. Sonra (Sâre'nin) yanına döndü ve: ‘Sözümü yalanlama; ben onlara senin kız kardeşim olduğunu söyledim. Vallahi yeryüzünde benden ve senden başka mümin yoktur’ dedi. (Sonra) onu krala gönderdi. Kral ona doğru kalktı. O da kalkıp abdest alıyor ve namaz kılıyordu. Şöyle dedi: ‘Allah'ım! Eğer sana ve Resûlüne iman etmişsem ve iffetimi kocam dışında korumuşsam, bu kâfiri bana musallat etme.’ Bunun üzerine (kral) nefesi tıkanıp ayağını yere vurur hale geldi.”

A'rec dedi ki: Ebû Seleme b. Abdurrahman, Ebû Hüreyre'nin şöyle dediğini nakletti: (Sâre) şöyle dedi: “Allah'ım! Eğer ölürse ‘Onu bu kadın öldürdü’ denilir.” Bunun üzerine (kral) salıverildi. Sonra yine ona doğru kalktı. O da kalkıp abdest alıyor, namaz kılıyor ve şöyle diyordu: “Allah'ım! Eğer sana ve Resûlüne iman etmişsem ve iffetimi kocam dışında korumuşsam, bu kâfiri bana musallat etme.” Bunun üzerine (kral) nefesi tıkanıp ayağını yere vurur hale geldi.

Abdurrahman (el-A'rec) dedi ki: Ebû Seleme, Ebû Hüreyre'nin şöyle dediğini nakletti: (Sâre) şöyle dedi: “Allah'ım! Eğer ölürse ‘Onu bu kadın öldürdü’ denilir.” Bunun üzerine (kral) ikinci ya da üçüncü seferde salıverildi ve şöyle dedi: “Vallahi bana ancak bir şeytan göndermişsiniz. Onu İbrâhîm'e geri götürün ve ona Âcer'i (Hâcer'i) verin.” (Sâre) İbrâhîm'e (aleyhisselâm) döndü ve: “Farkında mısın, Allah kâfiri alçalttı ve (bize) hizmet için bir cariye verdi” dedi.

Sahîh-i Buhârî 2217, Kitap 34, Hadis 164

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " هَاجَرَ إِبْرَاهِيمُ ـ عَلَيْهِ السَّلاَمُ ـ بِسَارَةَ، فَدَخَلَ بِهَا قَرْيَةً فِيهَا مَلِكٌ مِنَ الْمُلُوكِ، أَوْ جَبَّارٌ مِنَ الْجَبَابِرَةِ، فَقِيلَ دَخَلَ إِبْرَاهِيمُ بِامْرَأَةٍ، هِيَ مِنْ أَحْسَنِ النِّسَاءِ. فَأَرْسَلَ إِلَيْهِ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ، مَنْ هَذِهِ الَّتِي مَعَكَ قَالَ أُخْتِي. ثُمَّ رَجَعَ إِلَيْهَا، فَقَالَ لاَ تُكَذِّبِي حَدِيثِي فَإِنِّي أَخْبَرْتُهُمْ أَنَّكِ أُخْتِي، وَاللَّهِ إِنْ عَلَى الأَرْضِ مُؤْمِنٌ غَيْرِي وَغَيْرُكِ. فَأَرْسَلَ بِهَا إِلَيْهِ، فَقَامَ إِلَيْهَا، فَقَامَتْ تَوَضَّأُ وَتُصَلِّي فَقَالَتِ اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتُ آمَنْتُ بِكَ وَبِرَسُولِكَ وَأَحْصَنْتُ فَرْجِي، إِلاَّ عَلَى زَوْجِي فَلاَ تُسَلِّطْ عَلَىَّ الْكَافِرَ. فَغُطَّ حَتَّى رَكَضَ بِرِجْلِهِ ". قَالَ الأَعْرَجُ قَالَ أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ إِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَتِ اللَّهُمَّ إِنْ يَمُتْ يُقَالُ هِيَ قَتَلَتْهُ. فَأُرْسِلَ ثُمَّ قَامَ إِلَيْهَا، فَقَامَتْ تَوَضَّأُ تُصَلِّي، وَتَقُولُ اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتُ آمَنْتُ بِكَ وَبِرَسُولِكَ، وَأَحْصَنْتُ فَرْجِي، إِلاَّ عَلَى زَوْجِي، فَلاَ تُسَلِّطْ عَلَىَّ هَذَا الْكَافِرَ، فَغُطَّ حَتَّى رَكَضَ بِرِجْلِهِ. قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ قَالَ أَبُو سَلَمَةَ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَقَالَتِ اللَّهُمَّ إِنْ يَمُتْ فَيُقَالُ هِيَ قَتَلَتْهُ، فَأُرْسِلَ فِي الثَّانِيَةِ، أَوْ فِي الثَّالِثَةِ، فَقَالَ وَاللَّهِ مَا أَرْسَلْتُمْ إِلَىَّ إِلاَّ شَيْطَانًا، ارْجِعُوهَا إِلَى إِبْرَاهِيمَ، وَأَعْطُوهَا آجَرَ. فَرَجَعَتْ إِلَى إِبْرَاهِيمَ ـ عَلَيْهِ السَّلاَمُ ـ فَقَالَتْ أَشَعَرْتَ أَنَّ اللَّهَ كَبَتَ الْكَافِرَ وَأَخْدَمَ وَلِيدَةً.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2217 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü