Ebû Hüreyre nemiresini yayıp göğsüne topladı; o sözden bugüne kadar hiçbir şey unutmadığını söyledi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2350, Kitap 41, Hadis 28
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(İnsanlar): “Ebû Hüreyre çok hadis rivayet ediyor” diyorlar. Buluşma yeri Allah'ın huzurudur. Yine: “Muhâcirlere ve Ensâr'a ne oluyor ki onun hadisleri gibi hadis rivayet etmiyorlar?” diyorlar. Muhâcirlerden kardeşlerimi çarşılarda alışveriş meşgul ederdi; Ensâr'dan kardeşlerimi de mallarının işi meşgul ederdi. Ben ise karın tokluğuna Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) ayrılmayan yoksul bir adamdım. Onlar bulunmadığı zaman ben bulunur, onlar unuttuğu zaman ben akılda tutardım. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün şöyle buyurdu: “Sizden kim ben bu sözümü bitirinceye kadar elbisesini yayar, sonra onu göğsüne toplarsa, sözümden hiçbir şeyi asla unutmaz.” Ben de üzerimde ondan başka elbise olmayan bir nemire (alacalı yün örtü) yaydım. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) sözünü bitirince onu göğsüme topladım. Onu hak ile gönderene yemin olsun ki o sözünden bugünüme kadar hiçbir şey unutmadım. Vallahi, Allah'ın Kitabı'nda iki âyet olmasaydı size asla hiçbir şey rivayet etmezdim: “İndirdiğimiz apaçık delilleri ... gizleyenler...” “...Rahîm” (Bakara 2/159-160).

Sahîh-i Buhârî 2350, Kitap 41, Hadis 28

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ يَقُولُونَ إِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ يُكْثِرُ الْحَدِيثَ. وَاللَّهُ الْمَوْعِدُ، وَيَقُولُونَ مَا لِلْمُهَاجِرِينَ وَالأَنْصَارِ لاَ يُحَدِّثُونَ مِثْلَ أَحَادِيثِهِ وَإِنَّ إِخْوَتِي مِنَ الْمُهَاجِرِينَ كَانَ يَشْغَلُهُمُ الصَّفْقُ بِالأَسْوَاقِ، وَإِنَّ إِخْوَتِي مِنَ الأَنْصَارِ كَانَ يَشْغَلُهُمْ عَمَلُ أَمْوَالِهِمْ، وَكُنْتُ امْرَأً مِسْكِينًا أَلْزَمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مِلْءِ بَطْنِي، فَأَحْضُرُ حِينَ يَغِيبُونَ وَأَعِي حِينَ يَنْسَوْنَ، وَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا " لَنْ يَبْسُطَ أَحَدٌ مِنْكُمْ ثَوْبَهُ حَتَّى أَقْضِيَ مَقَالَتِي هَذِهِ، ثُمَّ يَجْمَعَهُ إِلَى صَدْرِهِ، فَيَنْسَى مِنْ مَقَالَتِي شَيْئًا أَبَدًا ". فَبَسَطْتُ نَمِرَةً لَيْسَ عَلَىَّ ثَوْبٌ غَيْرَهَا، حَتَّى قَضَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَقَالَتَهُ، ثُمَّ جَمَعْتُهَا إِلَى صَدْرِي، فَوَالَّذِي بَعَثَهُ بِالْحَقِّ مَا نَسِيتُ مِنْ مَقَالَتِهِ تِلْكَ إِلَى يَوْمِي هَذَا، وَاللَّهِ لَوْلاَ آيَتَانِ فِي كِتَابِ اللَّهِ مَا حَدَّثْتُكُمْ شَيْئًا أَبَدًا {إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ} إِلَى قَوْلِهِ {الرَّحِيمُ}

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2350 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü