Resûlullah hurmalığın içinde yürüdüğü zaman, onun mutlaka bereketleneceğini bilmiştim.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2396, Kitap 43, Hadis 12
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Babası vefat etti ve Yahudilerden bir adama otuz vesk (hurma) borç bıraktı. Câbir ondan mühlet istedi; o mühlet vermeyi kabul etmedi. Câbir, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun yanında kendisi için aracılık etsin diye onunla konuştu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve Yahudiyle, alacağına karşılık (Câbir'in) hurmalığının meyvesini alması için konuştu; o kabul etmedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hurmalığa girdi, içinde yürüdü, sonra Câbir'e: “Onun için (hurmayı) kes ve alacağını ona tam öde” buyurdu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) döndükten sonra (Câbir) hurmayı kesti ve ona otuz veski tam ödedi; kendisine on yedi vesk de arttı. Câbir olanı haber vermek için Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi; onu ikindi namazını kılarken buldu. (Namazdan) çıkınca ona artanı haber verdi. “Bunu (Ömer) İbnü'l-Hattâb'a haber ver” buyurdu. Câbir Ömer'e gidip ona haber verdi. Ömer ona şöyle dedi: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun içinde yürüdüğü zaman, onun mutlaka bereketleneceğini bilmiştim.”

Sahîh-i Buhârî 2396, Kitap 43, Hadis 12

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا أَنَسٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ تُوُفِّيَ، وَتَرَكَ عَلَيْهِ ثَلاَثِينَ وَسْقًا لِرَجُلٍ مِنَ الْيَهُودِ، فَاسْتَنْظَرَهُ جَابِرٌ، فَأَبَى أَنْ يُنْظِرَهُ، فَكَلَّمَ جَابِرٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيَشْفَعَ لَهُ إِلَيْهِ، فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَلَّمَ الْيَهُودِيَّ لِيَأْخُذَ ثَمَرَ نَخْلِهِ بِالَّذِي لَهُ فَأَبَى، فَدَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم النَّخْلَ، فَمَشَى فِيهَا ثُمَّ قَالَ لِجَابِرٍ " جُدَّ لَهُ فَأَوْفِ لَهُ الَّذِي لَهُ ". فَجَدَّهُ بَعْدَ مَا رَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَوْفَاهُ ثَلاَثِينَ وَسْقًا، وَفَضَلَتْ لَهُ سَبْعَةَ عَشَرَ وَسْقًا، فَجَاءَ جَابِرٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُخْبِرَهُ بِالَّذِي كَانَ، فَوَجَدَهُ يُصَلِّي الْعَصْرَ، فَلَمَّا انْصَرَفَ أَخْبَرَهُ بِالْفَضْلِ، فَقَالَ " أَخْبِرْ ذَلِكَ ابْنَ الْخَطَّابِ ". فَذَهَبَ جَابِرٌ إِلَى عُمَرَ، فَأَخْبَرَهُ. فَقَالَ لَهُ عُمَرُ لَقَدْ عَلِمْتُ حِينَ مَشَى فِيهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيُبَارَكَنَّ فِيهَا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2396 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü