Kimin birine karşı bir haksızlığı varsa, dinarın ve dirhemin olmayacağı günden önce bugün ondan helallik dilesin.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2449, Kitap 46, Hadis 10
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kimin birine karşı, onun ırzına ya da başka bir şeyine dair bir haksızlığı varsa, dinarın ve dirhemin olmayacağı (gün gelmeden) önce, bugün ondan helallik dilesin. (Yoksa) salih bir ameli varsa haksızlığı ölçüsünde ondan alınır; iyilikleri yoksa (hak) sahibinin kötülüklerinden alınıp onun üzerine yüklenir.”

Ebû Abdullah (Buhârî) dedi ki: İsmâil b. Ebû Üveys şöyle dedi: “(Saîd'e) Makburî denilmesi, kabristanlar tarafına yerleşmiş olmasındandır.”

Ebû Abdullah dedi ki: Saîd el-Makburî, Benî Leys'in azatlısıdır. O, Saîd b. Ebû Saîd'dir; Ebû Saîd'in adı Keysân'dır.

Sahîh-i Buhârî 2449, Kitap 46, Hadis 10

Arapça metin
حَدَّثَنَا آدَمُ بْنُ أَبِي إِيَاسٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ كَانَتْ لَهُ مَظْلَمَةٌ لأَحَدٍ مِنْ عِرْضِهِ أَوْ شَىْءٍ فَلْيَتَحَلَّلْهُ مِنْهُ الْيَوْمَ، قَبْلَ أَنْ لاَ يَكُونَ دِينَارٌ وَلاَ دِرْهَمٌ، إِنْ كَانَ لَهُ عَمَلٌ صَالِحٌ أُخِذَ مِنْهُ بِقَدْرِ مَظْلَمَتِهِ، وَإِنْ لَمْ تَكُنْ لَهُ حَسَنَاتٌ أُخِذَ مِنْ سَيِّئَاتِ صَاحِبِهِ فَحُمِلَ عَلَيْهِ " . قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ قَالَ إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ إِنَّمَا سُمِّيَ الْمَقْبُرِيَّ لأَنَّهُ كَانَ نَزَلَ نَاحِيَةَ الْمَقَابِرِ. قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ وَسَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ هُوَ مَوْلَى بَنِي لَيْثٍ، وَهُوَ سَعِيدُ بْنُ أَبِي سَعِيدٍ، وَاسْمُ أَبِي سَعِيدٍ كَيْسَانُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2449 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü