Ebû Ubeyde ordunun azıklarını topladı, iki dağarcık hurma oldu; sonunda bize birer hurma düşer oldu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2483, Kitap 47, Hadis 1
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sahil tarafına bir seriyye gönderdi ve başlarına Ebû Ubeyde b. Cerrâh'ı emir tayin etti. Onlar üç yüz kişiydi, ben de aralarındaydım. Yola çıktık; yolun bir kısmında iken azık tükendi. Ebû Ubeyde o ordunun azıklarının (toplanmasını) emretti; hepsi bir araya toplandı, iki dağarcık hurma oldu. Bize her gün azar azar yiyecek veriyordu. Sonunda o da tükendi ve bize birer hurmadan başka bir şey düşmez oldu.

(Vehb b. Keysân dedi ki:) “Bir hurma ne işe yarar ki?” dedim. (Câbir): “O da bitince yokluğunu iyice hissettik” dedi.

(Câbir) dedi ki: Sonra denize vardık. Bir de baktık ki küçük bir tepe gibi bir balık! O ordu ondan on sekiz gece yedi. Sonra Ebû Ubeyde onun kaburgalarından iki kaburganın dikilmesini emretti, dikildi. Sonra bir binek devesinin semerlenmesini emretti, semerlendi; sonra (deve) o iki kaburganın altından geçti de onlara değmedi.

Sahîh-i Buhârî 2483, Kitap 47, Hadis 1

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّهُ قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْثًا قِبَلَ السَّاحِلِ، فَأَمَّرَ عَلَيْهِمْ أَبَا عُبَيْدَةَ بْنَ الْجَرَّاحِ وَهُمْ ثَلاَثُمِائَةٍ وَأَنَا فِيهِمْ، فَخَرَجْنَا حَتَّى إِذَا كُنَّا بِبَعْضِ الطَّرِيقِ فَنِيَ الزَّادُ، فَأَمَرَ أَبُو عُبَيْدَةَ بِأَزْوَادِ ذَلِكَ الْجَيْشِ فَجُمِعَ ذَلِكَ كُلُّهُ فَكَانَ مِزْوَدَىْ تَمْرٍ، فَكَانَ يُقَوِّتُنَا كُلَّ يَوْمٍ قَلِيلاً قَلِيلاً، حَتَّى فَنِيَ فَلَمْ يَكُنْ يُصِيبُنَا إِلاَّ تَمْرَةٌ تَمْرَةٌ. فَقُلْتُ وَمَا تُغْنِي تَمْرَةٌ فَقَالَ لَقَدْ وَجَدْنَا فَقْدَهَا حِينَ فَنِيَتْ. قَالَ ثُمَّ انْتَهَيْنَا إِلَى الْبَحْرِ فَإِذَا حُوتٌ مِثْلُ الظَّرِبِ، فَأَكَلَ مِنْهُ ذَلِكَ الْجَيْشُ ثَمَانِيَ عَشْرَةَ لَيْلَةً، ثُمَّ أَمَرَ أَبُو عُبَيْدَةَ بِضِلَعَيْنِ مِنْ أَضْلاَعِهِ فَنُصِبَا، ثُمَّ أَمَرَ بِرَاحِلَةٍ فَرُحِلَتْ ثُمَّ مَرَّتْ تَحْتَهُمَا فَلَمْ تُصِبْهُمَا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2483 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü