Ömer, "Allah sizi bıraktıkça biz de sizi bırakırız" şartına dayanarak Hayber Yahudilerini sürgün etti.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2730, Kitap 54, Hadis 18
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Hayber halkı Abdullah b. Ömer'in (el ve ayak eklemlerini) burkunca Ömer hutbe okumak üzere kalktı ve şöyle dedi: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hayber Yahudileriyle malları üzerine (ortakçılık) anlaşması yapmış ve: ‘Allah sizi (burada) bıraktıkça biz de sizi bırakırız’ buyurmuştu. Abdullah b. Ömer oradaki malına gitti; gece saldırıya uğradı, elleri ve ayakları burkuldu. Orada onlardan başka bir düşmanımız yok; onlar düşmanımızdır ve şüphelendiğimiz kimselerdir. Onları sürgün etmeyi uygun gördüm.” Ömer buna karar verince Ebü'l-Hukayk oğullarından biri ona gelerek: “Ey müminlerin emîri! Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) bizi (burada) bırakmış, mallar üzerine bizimle anlaşma yapmış ve bunu bize şart koşmuşken bizi çıkarıyor musun?” dedi. Ömer: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Hayber'den çıkarıldığında, genç dişi deven seni gece ardından gece koştururken halin nice olur?’ sözünü unuttuğumu mu sandın?” dedi. (Adam): “Bu, Ebü'l-Kâsım'dan bir şakaydı” dedi. (Ömer): “Yalan söyledin, ey Allah'ın düşmanı!” dedi. Ömer onları sürgün etti ve meyveden onlara ait olanın kıymetini mal, deve ve semer, ip gibi eşyalar olarak verdi.

Bunu Hammâd b. Seleme, Ubeydullah'tan —sanırım Nâfi'den—, o İbn Ömer'den, o Ömer'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) kısaltarak rivayet etti.

Sahîh-i Buhârî 2730, Kitap 54, Hadis 18

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى أَبُو غَسَّانَ الْكِنَانِيُّ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ لَمَّا فَدَعَ أَهْلُ خَيْبَرَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، قَامَ عُمَرُ خَطِيبًا فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ عَامَلَ يَهُودَ خَيْبَرَ عَلَى أَمْوَالِهِمْ، وَقَالَ " نُقِرُّكُمْ مَا أَقَرَّكُمُ اللَّهُ ". وَإِنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ خَرَجَ إِلَى مَالِهِ هُنَاكَ فَعُدِيَ عَلَيْهِ مِنَ اللَّيْلِ، فَفُدِعَتْ يَدَاهُ وَرِجْلاَهُ، وَلَيْسَ لَنَا هُنَاكَ عَدُوٌّ غَيْرُهُمْ، هُمْ عَدُوُّنَا وَتُهَمَتُنَا، وَقَدْ رَأَيْتُ إِجْلاَءَهُمْ، فَلَمَّا أَجْمَعَ عُمَرُ عَلَى ذَلِكَ أَتَاهُ أَحَدُ بَنِي أَبِي الْحُقَيْقِ، فَقَالَ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ، أَتُخْرِجُنَا وَقَدْ أَقَرَّنَا مُحَمَّدٌ صلى الله عليه وسلم وَعَامَلَنَا عَلَى الأَمْوَالِ، وَشَرَطَ ذَلِكَ لَنَا فَقَالَ عُمَرُ أَظَنَنْتَ أَنِّي نَسِيتُ قَوْلَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كَيْفَ بِكَ إِذَا أُخْرِجْتَ مِنْ خَيْبَرَ تَعْدُو بِكَ قَلُوصُكَ، لَيْلَةً بَعْدَ لَيْلَةٍ ". فَقَالَ كَانَتْ هَذِهِ هُزَيْلَةً مِنْ أَبِي الْقَاسِمِ. قَالَ كَذَبْتَ يَا عَدُوَّ اللَّهِ. فَأَجْلاَهُمْ عُمَرُ وَأَعْطَاهُمْ قِيمَةَ مَا كَانَ لَهُمْ مِنَ الثَّمَرِ مَالاً وَإِبِلاً وَعُرُوضًا، مِنْ أَقْتَابٍ وَحِبَالٍ وَغَيْرِ ذَلِكَ . رَوَاهُ حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَحْسِبُهُ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، اخْتَصَرَهُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2730 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü