Ebû Talha: "Sana bir şey oldu mu?" dedi; Peygamber: "Hayır, fakat sen kadına bak!" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3086, Kitap 56, Hadis 290
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Kendisi ve Ebû Talha, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte (seferden) geliyorlardı. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında Safiyye vardı; onu bineğinin terkisine almıştı. Yolun bir yerinde deve tökezledi; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve kadın yere düştüler. Ebû Talha -(râvi) dedi ki: Sanırım (Enes) şöyle dedi:- devesinden atladı, Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve: “Ey Allah'ın Nebîsi! Allah beni sana feda etsin! Sana bir şey oldu mu?” dedi. (Peygamber): “Hayır, fakat sen kadına bak!” buyurdu. Ebû Talha elbisesini yüzüne kapattı, ona doğru yöneldi ve elbisesini onun üzerine attı. Kadın ayağa kalktı. (Ebû Talha) onlar için bineklerini sağlamca bağladı, onlar da bindiler. Yola devam ettiler. Medine'nin dışına geldiklerinde -ya da: Medine'ye yaklaştıklarında, dedi- Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Dönüyoruz; tövbe ederek, ibadet ederek, Rabbimize hamd ederek (dönüyoruz)” buyurdu ve Medine'ye girinceye kadar bunu söylemeye devam etti.

Sahîh-i Buhârî 3086, Kitap 56, Hadis 290

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه أَنَّهُ أَقْبَلَ هُوَ وَأَبُو طَلْحَةَ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم صَفِيَّةُ مُرْدِفَهَا عَلَى رَاحِلَتِهِ، فَلَمَّا كَانُوا بِبَعْضِ الطَّرِيقِ عَثَرَتِ النَّاقَةُ، فَصُرِعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَالْمَرْأَةُ، وَإِنَّ أَبَا طَلْحَةَ ـ قَالَ أَحْسِبُ قَالَ ـ اقْتَحَمَ عَنْ بَعِيرِهِ فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ جَعَلَنِي اللَّهُ فِدَاءَكَ، هَلْ أَصَابَكَ مِنْ شَىْءٍ قَالَ " لاَ، وَلَكِنْ عَلَيْكَ بِالْمَرْأَةِ ". فَأَلْقَى أَبُو طَلْحَةَ ثَوْبَهُ عَلَى وَجْهِهِ، فَقَصَدَ قَصْدَهَا فَأَلْقَى ثَوْبَهُ عَلَيْهَا، فَقَامَتِ الْمَرْأَةُ، فَشَدَّ لَهُمَا عَلَى رَاحِلَتِهِمَا فَرَكِبَا، فَسَارُوا حَتَّى إِذَا كَانُوا بِظَهْرِ الْمَدِينَةِ ـ أَوْ قَالَ أَشْرَفُوا عَلَى الْمَدِينَةِ ـ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " آيِبُونَ تَائِبُونَ عَابِدُونَ لِرَبِّنَا حَامِدُونَ ". فَلَمْ يَزَلْ يَقُولُهَا حَتَّى دَخَلَ الْمَدِينَةَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3086 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü