Hevâzin esirlerini seçince Resûlullah: "Sizden kim bunu gönül hoşluğuyla yapmak isterse yapsın" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3131, 3132, Kitap 57, Hadis 40
Hadis numaraları
3131, 3132
Türkçe meal

Mervân b. Hakem ile Misver b. Mahreme şöyle rivayet etti:

Hevâzin heyeti Müslüman olarak Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip mallarını ve esirlerini kendilerine geri vermesini istediklerinde Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara şöyle buyurdu: “Bana sözün en sevimlisi en doğru olanıdır. İki şeyden birini seçin: Ya esirleri ya da malı. Ben sizi beklemiştim.” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Tâif'ten döndüğünde onları on küsur gece beklemişti. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara iki şeyden yalnız birini geri vereceği kendilerine açıkça belli olunca: “Öyleyse biz esirlerimizi seçiyoruz” dediler. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Müslümanların arasında kalktı, Allah'a lâyık olduğu şekilde hamd ü senada bulundu, sonra şöyle buyurdu: “Emmâ ba'd! Şu kardeşleriniz bize tövbe ederek geldiler. Ben de esirlerini kendilerine geri vermeyi uygun gördüm. Sizden kim bunu gönül hoşluğuyla yapmak isterse yapsın. Sizden kim de Allah'ın bize fey' olarak vereceği ilk maldan kendisine verinceye kadar payı üzerinde kalmak isterse o da (öyle) yapsın.” İnsanlar: “Ey Allah'ın Resûlü! Bunu onlar için gönül hoşluğuyla kabul ettik” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara: “Biz sizden bu hususta kimin izin verdiğini, kimin vermediğini bilemeyiz. Dönün de temsilcileriniz durumunuzu bize arz etsin” buyurdu. İnsanlar döndüler; temsilcileri onlarla konuştu. Sonra Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) dönüp onların gönül hoşluğuyla kabul ettiklerini ve izin verdiklerini haber verdiler. İşte Hevâzin esirleri hakkında bize ulaşan budur.

Sahîh-i Buhârî 3131, 3132, Kitap 57, Hadis 40

Arapça metin
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي عُقَيْلٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ وَزَعَمَ عُرْوَةُ أَنَّ مَرْوَانَ بْنَ الْحَكَمِ، وَمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ، أَخْبَرَاهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ حِينَ جَاءَهُ وَفْدُ هَوَازِنَ مُسْلِمِينَ، فَسَأَلُوهُ أَنْ يَرُدَّ إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ وَسَبْيَهُمْ فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَحَبُّ الْحَدِيثِ إِلَىَّ أَصْدَقُهُ، فَاخْتَارُوا إِحْدَى الطَّائِفَتَيْنِ إِمَّا السَّبْىَ وَإِمَّا الْمَالَ، وَقَدْ كُنْتُ اسْتَأْنَيْتُ بِهِمْ ". وَقَدْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم انْتَظَرَ آخِرَهُمْ بِضْعَ عَشْرَةَ لَيْلَةً، حِينَ قَفَلَ مِنَ الطَّائِفِ، فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَيْرُ رَادٍّ إِلَيْهِمْ إِلاَّ إِحْدَى الطَّائِفَتَيْنِ. قَالُوا فَإِنَّا نَخْتَارُ سَبْيَنَا، فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْمُسْلِمِينَ فَأَثْنَى عَلَى اللَّهِ بِمَا هُوَ أَهْلُهُ ثُمَّ قَالَ " أَمَّا بَعْدُ، فَإِنَّ إِخْوَانَكُمْ هَؤُلاَءِ قَدْ جَاءُونَا تَائِبِينَ، وَإِنِّي قَدْ رَأَيْتُ أَنْ أَرُدَّ إِلَيْهِمْ سَبْيَهُمْ، مَنْ أَحَبَّ أَنْ يُطَيِّبَ فَلْيَفْعَلْ، وَمَنْ أَحَبَّ مِنْكُمْ أَنْ يَكُونَ عَلَى حَظِّهِ حَتَّى نُعْطِيَهُ إِيَّاهُ مِنْ أَوَّلِ مَا يُفِيءُ اللَّهُ عَلَيْنَا فَلْيَفْعَلْ ". فَقَالَ النَّاسُ قَدْ طَيَّبْنَا ذَلِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَهُمْ. فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّا لاَ نَدْرِي مَنْ أَذِنَ مِنْكُمْ فِي ذَلِكَ مِمَّنْ لَمْ يَأْذَنْ، فَارْجِعُوا حَتَّى يَرْفَعَ إِلَيْنَا عُرَفَاؤُكُمْ أَمْرَكُمْ " فَرَجَعَ النَّاسُ، فَكَلَّمَهُمْ عُرَفَاؤُهُمْ، ثُمَّ رَجَعُوا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرُوهُ أَنَّهُمْ قَدْ طَيَّبُوا فَأَذِنُوا. فَهَذَا الَّذِي بَلَغَنَا عَنْ سَبْىِ هَوَازِنَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3131, 3132 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü