Zehdem şöyle dedi:
Ebû Mûsâ'nın yanındaydık. (Yemek) getirildi -(râvi) tavuktan söz etti-. Yanında Teymullahoğullarından, mevâlîden biri gibi kırmızı (tenli) bir adam vardı. (Ebû Mûsâ) onu yemeğe çağırdı. (Adam): “Ben onu (tavuğu) bir şey yerken gördüm, ondan iğrendim ve (onu) yememeye yemin ettim” dedi. (Ebû Mûsâ) şöyle dedi: “Gel, size bu konuda bir hadis anlatayım: Ben Eş'arîlerden birkaç kişiyle birlikte bizi (binite) bindirmesini istemek için Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim. ‘Vallahi sizi bindirmem; sizi bindirecek bir şey de yanımda yok’ buyurdu. Sonra Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) ganimetten develer getirildi. Bizi sordu ve: ‘Eş'arî topluluk nerede?’ buyurdu. Bize hörgüçleri beyaz beş deve verilmesini emretti. Yola koyulunca: ‘Ne yaptık! (Bu develer) bize mübarek olmaz’ dedik. Ona dönüp: ‘Biz senden bizi bindirmeni istemiştik; sen ise bizi bindirmeyeceğine yemin etmiştin. Unuttun mu?’ dedik. Şöyle buyurdu: ‘Sizi ben bindirmedim, fakat sizi Allah bindirdi. Vallahi ben -inşallah- bir şeye yemin edip de başkasını ondan daha hayırlı görürsem, mutlaka hayırlı olanı yapar ve yeminimi (keffaretle) çözerim.’”
Sahîh-i Buhârî 3133, Kitap 57, Hadis 41