Bahreyn malı bana gelseydi sana şöyle, şöyle ve şöyle verirdim.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3137, Kitap 57, Hadis 45
Türkçe meal

Câbir (b. Abdullah) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bahreyn malı bana gelseydi sana şöyle, şöyle ve şöyle verirdim” buyurdu. (Mal) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat edinceye kadar gelmedi. Bahreyn malı gelince Ebû Bekir bir münâdîye emretti; o da: “Kimin Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerinde bir alacağı ya da (ondan aldığı) bir vaadi varsa bize gelsin” diye seslendi. Ona gittim ve: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana şöyle şöyle demişti” dedim. Bana üç avuç verdi. -Süfyân iki avucunu birlikte kullanarak avuçlamaya başladı, sonra bize: “İbn Münkedir bize böyle (gösterdi)” dedi.- (Câbir) bir defasında da şöyle dedi: Ebû Bekir'e gittim, (malı) istedim, bana vermedi. Sonra ona (yine) gittim, bana vermedi. Sonra üçüncü defa ona gittim ve: “Senden istedim, bana vermedin; sonra senden istedim, bana vermedin; sonra senden istedim, bana vermedin. Ya bana verirsin ya da bana karşı cimrilik etmiş olursun” dedim. (Ebû Bekir): “Bana karşı cimrilik ediyorsun mu diyorsun? Seni bir defa bile geri çevirmedim ki sana vermek istemiş olmayayım” dedi.

Süfyân dedi ki: Bize Amr da Muhammed b. Ali'den, o da Câbir'den (şöyle) rivayet etti: (Ebû Bekir) bana bir avuç verdi ve: “Onu say” dedi. Onu beş yüz buldum. “Bunun iki mislini daha al” dedi.

(İbn Münkedir) dedi ki: “Cimrilikten daha kötü hangi hastalık vardır?”

Sahîh-i Buhârî 3137, Kitap 57, Hadis 45

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ، سَمِعَ جَابِرًا ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَوْ قَدْ جَاءَنِي مَالُ الْبَحْرَيْنِ لَقَدْ أَعْطَيْتُكَ هَكَذَا وَهَكَذَا وَهَكَذَا ". فَلَمْ يَجِئْ حَتَّى قُبِضَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، فَلَمَّا جَاءَ مَالُ الْبَحْرَيْنِ أَمَرَ أَبُو بَكْرٍ مُنَادِيًا فَنَادَى مَنْ كَانَ لَهُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَيْنٌ أَوْ عِدَةٌ فَلْيَأْتِنَا. فَأَتَيْتُهُ فَقُلْتُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لِي كَذَا وَكَذَا. فَحَثَا لِي ثَلاَثًا ـ وَجَعَلَ سُفْيَانُ يَحْثُو بِكَفَّيْهِ جَمِيعًا، ثُمَّ قَالَ لَنَا هَكَذَا قَالَ لَنَا ابْنُ الْمُنْكَدِرِ ـ وَقَالَ مَرَّةً فَأَتَيْتُ أَبَا بَكْرٍ فَسَأَلْتُ فَلَمْ يُعْطِنِي، ثُمَّ أَتَيْتُهُ فَلَمْ يُعْطِنِي، ثُمَّ أَتَيْتُهُ الثَّالِثَةَ فَقُلْتُ سَأَلْتُكَ فَلَمْ تُعْطِنِي، ثُمَّ سَأَلْتُكَ فَلَمْ تُعْطِنِي، ثُمَّ سَأَلْتُكَ فَلَمْ تُعْطِنِي، فَإِمَّا أَنْ تُعْطِيَنِي، وَإِمَّا أَنْ تَبْخَلَ عَنِّي. قَالَ قُلْتَ تَبْخَلُ عَلَىَّ مَا مَنَعْتُكَ مِنْ مَرَّةٍ إِلاَّ وَأَنَا أُرِيدُ أَنْ أُعْطِيَكَ. قَالَ سُفْيَانُ وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ عَنْ جَابِرٍ فَحَثَا لِي حَثْيَةً وَقَالَ عُدَّهَا. فَوَجَدْتُهَا خَمْسَمِائَةٍ قَالَ فَخُذْ مِثْلَهَا مَرَّتَيْنِ. وَقَالَ يَعْنِي ابْنَ الْمُنْكَدِرِ وَأَىُّ دَاءٍ أَدْوَأُ مِنَ الْبُخْلِ

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3137 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü