Ya'lâ, Ci'râne'de vahiy inerken Peygamber'in yüzünü kıpkırmızı ve horlar gibi soluk alırken gördü.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4985, Kitap 66, Hadis 7
Türkçe meal

Safvân b. Ya'lâ b. Ümeyye şöyle rivayet etti:

Ya'lâ şöyle derdi: “Keşke Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine vahiy indirilirken görsem!” Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Ci'râne'de iken -üzerinde kendisine gölgelik yapılmış bir örtü vardı, yanında da ashabından bazı kimseler bulunuyordu- güzel kokuya bulanmış bir adam ona gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Güzel kokuya bulandıktan sonra cübbe içinde ihrama giren bir adam hakkında ne dersin?” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir süre baktı (bekledi), derken ona vahiy geldi. Ömer, Ya'lâ'ya “Gel” diye işaret etti. Ya'lâ gelip başını (örtünün altına) soktu. Bir de ne görsün, (Peygamber'in) yüzü kıpkırmızı, bir süre öylece horlar gibi soluyor. Sonra o hal üzerinden açıldı ve: “Az önce bana umreyi soran kimse nerede?” buyurdu. Adam arandı ve Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) getirildi. Şöyle buyurdu: “Üzerindeki güzel kokuyu üç kere yıka; cübbeyi de çıkar. Sonra umrende, haccında yaptığın gibi yap.”

Sahîh-i Buhârî 4985, Kitap 66, Hadis 7

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا عَطَاءٌ،. وَقَالَ مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، قَالَ أَخْبَرَنِي صَفْوَانُ بْنُ يَعْلَى بْنِ أُمَيَّةَ، أَنَّ يَعْلَى، كَانَ يَقُولُ لَيْتَنِي أَرَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ يُنْزَلُ عَلَيْهِ الْوَحْىُ، فَلَمَّا كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِالْجِعْرَانَةِ وَعَلَيْهِ ثَوْبٌ قَدْ أَظَلَّ عَلَيْهِ وَمَعَهُ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِهِ إِذْ جَاءَهُ رَجُلٌ مُتَضَمِّخٌ بِطِيبٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَرَى فِي رَجُلٍ أَحْرَمَ فِي جُبَّةٍ بَعْدَ مَا تَضَمَّخَ بِطِيبٍ فَنَظَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم سَاعَةً فَجَاءَهُ الْوَحْىُ فَأَشَارَ عُمَرُ إِلَى يَعْلَى أَنْ تَعَالَ، فَجَاءَ يَعْلَى فَأَدْخَلَ رَأْسَهُ فَإِذَا هُوَ مُحْمَرُّ الْوَجْهِ يَغِطُّ كَذَلِكَ سَاعَةً ثُمَّ سُرِّيَ عَنْهُ فَقَالَ " أَيْنَ الَّذِي يَسْأَلُنِي عَنِ الْعُمْرَةِ آنِفًا ". فَالْتُمِسَ الرَّجُلُ فَجِيءَ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَمَّا الطِّيبُ الَّذِي بِكَ فَاغْسِلْهُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ، وَأَمَّا الْجُبَّةُ فَانْزِعْهَا ثُمَّ اصْنَعْ فِي عُمْرَتِكَ كَمَا تَصْنَعُ فِي حَجِّكَ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4985 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü