Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Bir gazvede Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikteydik. Döndüğümüzde Medine'ye yakınken yavaş yürüyen bir devemle acele ettim. Arkamdan bir binekli bana yetişti ve yanındaki kısa mızrakla devemi dürttü. Devem, görebileceğin develerin en iyisi gibi yürüdü. Dönüp baktım, bir de ne göreyim Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)! “Ey Allah'ın Resûlü! Ben yeni evlendim” dedim. “Evlendin mi?” buyurdu. “Evet” dedim. “Bakire mi, dul mu?” buyurdu. “Bilakis dul” dedim. “Onunla oynaşacağın, onun da seninle oynaşacağı bir bakireyle evlenseydin ya!” buyurdu. (Câbir) dedi ki: (Medine'ye) vardığımızda girmeye gittik. Şöyle buyurdu: “Gece -yani yatsı vakti- girinceye kadar bekleyin ki saçı dağınık olan kadın taransın, kocası yanında olmayan kadın da tıraş olsun.”
Sahîh-i Buhârî 5247, Kitap 67, Hadis 180