Lanetleşme mescitte yapıldı; Peygamber: "Bu, lanetleşen her çift arasında bir ayırmadır" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 5309, Kitap 68, Hadis 58
Türkçe meal

Benî Sâide'den Sehl b. Sa'd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ensar'dan bir adam Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Karısının yanında bir adam bulan kimse hakkında ne buyurursun? Onu öldürür mü, yoksa nasıl yapar?” dedi. Bunun üzerine Allah, onun durumu hakkında Kur'an'da lanetleşenlerin meselesine dair zikrettiği (âyetleri) indirdi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah senin ve karın hakkında hüküm verdi” buyurdu. (Sehl) dedi ki: Ben de orada hazır iken mescitte lanetleştiler. Bitirince (adam): “Ey Allah'ın Resûlü! Onu (nikâhımda) tutarsam ona karşı yalan söylemiş olurum” dedi ve lanetleşmeyi bitirdikleri sırada Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine emretmeden önce onu üç talakla boşadı. Böylece Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) huzurunda ondan ayrıldı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu, lanetleşen her çift arasında bir ayırmadır” buyurdu.

İbn Cüreyc dedi ki: İbn Şihâb şöyle dedi: Onlardan sonra sünnet, lanetleşenlerin arasının ayrılması oldu. Kadın hamileydi; oğlu da annesine nispet edilerek çağrılırdı. (İbn Şihâb) dedi ki: Sonra kadının mirası hususunda sünnet şöyle cereyan etti: Kadın ona mirasçı olur, o da Allah'ın kendisine farz kıldığı payı ondan miras alır.

İbn Cüreyc, İbn Şihâb'dan, o da Sehl b. Sa'd es-Sâidî'den bu hadis hakkında şöyle rivayet etti: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Eğer kadın onu kızıl, kısa boylu, sanki bir vahara (kertenkeleye benzer küçük bir hayvan) gibi doğurursa, kadının doğru söylediğini ve kocasının ona iftira ettiğini düşünürüm. Eğer onu siyah, iri gözlü, iri kalçalı doğurursa, kocasının onun hakkında doğru söylediğini düşünürüm.” Kadın onu, hoş görülmeyen vasıfta doğurdu.

Sahîh-i Buhârî 5309, Kitap 68, Hadis 58

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنِ الْمُلاَعَنَةِ، وَعَنِ السُّنَّةِ، فِيهَا عَنْ حَدِيثِ، سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ أَخِي بَنِي سَاعِدَةَ أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ جَاءَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ رَجُلاً وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً، أَيَقْتُلُهُ أَمْ كَيْفَ يَفْعَلُ فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي شَأْنِهِ مَا ذَكَرَ فِي الْقُرْآنِ مِنْ أَمْرِ الْمُتَلاَعِنَيْنِ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " قَدْ قَضَى اللَّهُ فِيكَ وَفِي امْرَأَتِكَ ". قَالَ فَتَلاَعَنَا فِي الْمَسْجِدِ وَأَنَا شَاهِدٌ، فَلَمَّا فَرَغَا قَالَ كَذَبْتُ عَلَيْهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ أَمْسَكْتُهَا. فَطَلَّقَهَا ثَلاَثًا قَبْلَ أَنْ يَأْمُرَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ فَرَغَا مِنَ التَّلاَعُنِ، فَفَارَقَهَا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " ذَاكَ تَفْرِيقٌ بَيْنَ كُلِّ مُتَلاَعِنَيْنِ ". قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَكَانَتِ السُّنَّةُ بَعْدَهُمَا أَنْ يُفَرَّقَ بَيْنَ الْمُتَلاَعِنَيْنِ، وَكَانَتْ حَامِلاً، وَكَانَ ابْنُهَا يُدْعَى لأُمِّهِ، قَالَ ثُمَّ جَرَتِ السُّنَّةُ فِي مِيرَاثِهَا أَنَّهَا تَرِثُهُ وَيَرِثُ مِنْهَا مَا فَرَضَ اللَّهُ لَهُ. قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ فِي هَذَا الْحَدِيثِ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنْ جَاءَتْ بِهِ أَحْمَرَ قَصِيرًا كَأَنَّهُ وَحَرَةٌ، فَلاَ أُرَاهَا إِلاَّ قَدْ صَدَقَتْ وَكَذَبَ عَلَيْهَا، وَإِنْ جَاءَتْ بِهِ أَسْوَدَ أَعْيَنَ ذَا أَلْيَتَيْنِ، فَلاَ أُرَاهُ إِلاَّ قَدْ صَدَقَ عَلَيْهَا ". فَجَاءَتْ بِهِ عَلَى الْمَكْرُوهِ مِنْ ذَلِكَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 5309 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü