İbn Abbâs'a: "Delilsiz recmedecek olsaydım bu kadını recmederdim" denilen kadın bu mu diye soruldu; "Hayır" dedi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 5310, Kitap 68, Hadis 59
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında lanetleşme anıldı. Âsım b. Adî bu hususta bir söz söyledi, sonra ayrıldı. Kavminden bir adam ona gelip karısının yanında bir adam bulduğundan yakındı. Âsım: “Ben bununla ancak sözüm yüzünden imtihan edildim” dedi. Onu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) götürdü; adam karısını hangi hâlde bulduğunu ona haber verdi. O adam sarı benizli, az etli, düz saçlıydı; karısının yanında bulduğunu iddia ettiği kişi ise dolgun baldırlı, buğday tenli, etli biriydi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah'ım! (Gerçeği) açığa çıkar” buyurdu. Kadın, kocasının onun yanında bulduğunu söylediği adama benzeyen (bir çocuk) doğurdu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de onları lanetleştirdi.

Mecliste bir adam İbn Abbâs'a: “Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) 'Delilsiz birini recmedecek olsaydım bu kadını recmederdim' buyurduğu kadın bu mu?” dedi. İbn Abbâs: “Hayır, o, İslâm'da (iken) kötülüğü açıkça ortaya koyan bir kadındı” dedi.

Ebû Sâlih ve Abdullah b. Yûsuf (kelimeyi) “hadil” (dolgun baldırlı) şeklinde okudular.

Sahîh-i Buhârî 5310, Kitap 68, Hadis 59

Arapça metin
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ ذُكِرَ التَّلاَعُنُ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ عَاصِمُ بْنُ عَدِيٍّ فِي ذَلِكَ قَوْلاً، ثُمَّ انْصَرَفَ، فَأَتَاهُ رَجُلٌ مِنْ قَوْمِهِ يَشْكُو إِلَيْهِ أَنَّهُ وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً، فَقَالَ عَاصِمٌ مَا ابْتُلِيتُ بِهَذَا إِلاَّ لِقَوْلِي، فَذَهَبَ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرَهُ بِالَّذِي وَجَدَ عَلَيْهِ امْرَأَتَهُ وَكَانَ ذَلِكَ الرَّجُلُ مُصْفَرًّا قَلِيلَ اللَّحْمِ سَبْطَ الشَّعَرِ، وَكَانَ الَّذِي ادَّعَى عَلَيْهِ أَنَّهُ وَجَدَهُ عِنْدَ أَهْلِهِ خَدْلاً آدَمَ كَثِيرَ اللَّحْمِ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ بَيِّنْ ". فَجَاءَتْ شَبِيهًا بِالرَّجُلِ الَّذِي ذَكَرَ زَوْجُهَا أَنَّهُ وَجَدَهُ، فَلاَعَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَهُمَا . قَالَ رَجُلٌ لاِبْنِ عَبَّاسٍ فِي الْمَجْلِسِ هِيَ الَّتِي قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لَوْ رَجَمْتُ أَحَدًا بِغَيْرِ بَيِّنَةٍ رَجَمْتُ هَذِهِ ". فَقَالَ لاَ تِلْكَ امْرَأَةٌ كَانَتْ تُظْهِرُ فِي الإِسْلاَمِ السُّوءَ قَالَ أَبُو صَالِحٍ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ خَدِلاً.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 5310 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü