Selmân: "Rabbinin, nefsinin ve aile halkının senin üzerinde hakkı var" dedi; Peygamber: "Selmân doğru söylemiş" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6139, Kitap 78, Hadis 166
Türkçe meal

Ebû Cuhayfe (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Selmân ile Ebü'd-Derdâ arasında kardeşlik kurdu. Selmân, Ebü'd-Derdâ'yı ziyaret etti; Ümmü'd-Derdâ'yı eski (gündelik) elbiseler içinde gördü ve ona: “Hâlin ne?” dedi. (Ümmü'd-Derdâ): “Kardeşin Ebü'd-Derdâ'nın dünyada bir ihtiyacı yok” dedi. Ebü'd-Derdâ geldi, ona yemek hazırladı ve: “Ye, ben oruçluyum” dedi. (Selmân): “Sen yemedikçe ben yemem” dedi. O da yedi. Gece olunca Ebü'd-Derdâ (namaza) kalkmaya davrandı; (Selmân): “Uyu” dedi, o da uyudu. Sonra yine kalkmaya davrandı; “Uyu” dedi. Gecenin sonu olunca Selmân: “Şimdi kalk” dedi. (Ebû Cuhayfe) dedi ki: İkisi namaz kıldılar. Selmân ona şöyle dedi: “Şüphesiz Rabbinin senin üzerinde hakkı var, nefsinin senin üzerinde hakkı var, aile halkının senin üzerinde hakkı var. Her hak sahibine hakkını ver.” (Ebü'd-Derdâ) Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Selmân doğru söylemiş” buyurdu.

Ebû Cuhayfe, Vehb es-Süvâî'dir; ona Vehbü'l-hayr da denir.

Sahîh-i Buhârî 6139, Kitap 78, Hadis 166

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْعُمَيْسِ، عَنْ عَوْنِ بْنِ أَبِي جُحَيْفَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ آخَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ سَلْمَانَ وَأَبِي الدَّرْدَاءِ. فَزَارَ سَلْمَانُ أَبَا الدَّرْدَاءِ فَرَأَى أُمَّ الدَّرْدَاءِ مُتَبَذِّلَةً فَقَالَ لَهَا مَا شَأْنُكِ قَالَتْ أَخُوكَ أَبُو الدَّرْدَاءِ لَيْسَ لَهُ حَاجَةٌ فِي الدُّنْيَا. فَجَاءَ أَبُو الدَّرْدَاءِ فَصَنَعَ لَهُ طَعَامًا فَقَالَ كُلْ فَإِنِّي صَائِمٌ. قَالَ مَا أَنَا بِآكِلٍ حَتَّى تَأْكُلَ. فَأَكَلَ، فَلَمَّا كَانَ اللَّيْلُ ذَهَبَ أَبُو الدَّرْدَاءِ يَقُومُ فَقَالَ نَمْ. فَنَامَ، ثُمَّ ذَهَبَ يَقُومُ فَقَالَ نَمْ. فَلَمَّا كَانَ آخِرُ اللَّيْلِ قَالَ سَلْمَانُ قُمِ الآنَ. قَالَ فَصَلَّيَا فَقَالَ لَهُ سَلْمَانُ إِنَّ لِرَبِّكَ عَلَيْكَ حَقًّا، وَلِنَفْسِكَ عَلَيْكَ حَقًّا، وَلأَهْلِكَ عَلَيْكَ حَقًّا، فَأَعْطِ كُلَّ ذِي حَقٍّ حَقَّهُ. فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " صَدَقَ سَلْمَانُ ". أَبُو جُحَيْفَةَ وَهْبٌ السُّوَائِيُّ، يُقَالُ وَهْبُ الْخَيْرِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6139 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü