Ümmetimin önündeki yetmiş bin kişiye ne hesap vardır ne azap; onlar dağlanmaz, rukye istemez, Rablerine tevekkül eder.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6541, Kitap 81, Hadis 130
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bana ümmetler gösterildi. Peygamber geçmeye başladı: Kiminin yanında bir ümmet, kiminin yanında birkaç kişi, kiminin yanında on kişi, kiminin yanında beş kişi vardı; kimi de yalnız başına geçiyordu. Baktım, bir de ne göreyim, büyük bir kalabalık. ‘Ey Cebrâil! Bunlar benim ümmetim mi?’ dedim. ‘Hayır, fakat ufka bak’ dedi. Baktım, bir de ne göreyim, büyük bir kalabalık. ‘Bunlar senin ümmetindir; bunlar da onların önündeki yetmiş bin kişidir; onlara ne hesap vardır ne azap’ dedi. ‘Niçin?’ dedim. ‘Onlar dağlanmazlar, rukye istemezler, uğursuzluğa inanmazlar ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler’ dedi.” Bunun üzerine Ukkâşe b. Mihsan ona doğru kalkıp: “Allah'a dua et de beni onlardan kılsın” dedi. “Allah'ım! Onu onlardan kıl” buyurdu. Sonra başka bir adam ona doğru kalkıp: “Allah'a dua et de beni onlardan kılsın” dedi. “Ukkâşe bununla seni geçti” buyurdu.

Sahîh-i Buhârî 6541, Kitap 81, Hadis 130

Arapça metin
حَدَّثَنَا عِمْرَانُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، حَدَّثَنَا حُصَيْنٌ،. وَحَدَّثَنِي أَسِيدُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ حُصَيْنٍ، قَالَ كُنْتُ عِنْدَ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ فَقَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " عُرِضَتْ عَلَىَّ الأُمَمُ، فَأَخَذَ النَّبِيُّ يَمُرُّ مَعَهُ الأُمَّةُ، وَالنَّبِيُّ يَمُرُّ مَعَهُ النَّفَرُ، وَالنَّبِيُّ يَمُرُّ مَعَهُ الْعَشَرَةُ، وَالنَّبِيُّ يَمُرُّ مَعَهُ الْخَمْسَةُ، وَالنَّبِيُّ يَمُرُّ وَحْدَهُ، فَنَظَرْتُ فَإِذَا سَوَادٌ كَثِيرٌ قُلْتُ يَا جِبْرِيلُ هَؤُلاَءِ أُمَّتِي قَالَ لاَ وَلَكِنِ انْظُرْ إِلَى الأُفُقِ. فَنَظَرْتُ فَإِذَا سَوَادٌ كَثِيرٌ. قَالَ هَؤُلاَءِ أُمَّتُكَ، وَهَؤُلاَءِ سَبْعُونَ أَلْفًا قُدَّامَهُمْ، لاَ حِسَابَ عَلَيْهِمْ وَلاَ عَذَابَ. قُلْتُ وَلِمَ قَالَ كَانُوا لاَ يَكْتَوُونَ، وَلاَ يَسْتَرْقُونَ، وَلاَ يَتَطَيَّرُونَ، وَعَلَى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ " . فَقَامَ إِلَيْهِ عُكَّاشَةُ بْنُ مِحْصَنٍ فَقَالَ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ. قَالَ " اللَّهُمَّ اجْعَلْهُ مِنْهُمْ ". ثُمَّ قَامَ إِلَيْهِ رَجُلٌ آخَرُ قَالَ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ. قَالَ " سَبَقَكَ بِهَا عُكَّاشَةُ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6541 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü