Kim öldürdüğü bir maktul hakkında beyyinesi varsa onun selebi kendisinindir.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 7170, Kitap 93, Hadis 34
Türkçe meal

Ebû Katâde (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Huneyn günü şöyle buyurdu: “Kim öldürdüğü bir maktul hakkında beyyinesi (delili) varsa onun selebi (üzerindeki silah ve eşyası) kendisinindir.” Ben de (öldürdüğüm) bir maktul hakkında beyyine aramak için kalktım; benim için şahitlik edecek kimseyi göremedim ve oturdum. Sonra aklıma geldi ve durumunu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) anlattım. Onun yanında oturanlardan bir adam: “Bahsettiği maktulün silahı bendedir; onu benim yerime (bir şey vererek) razı et” dedi. Ebû Bekir: “Asla! Kureyş'ten bir kuşçağıza onu verip de Allah ve Resûlü adına savaşan Allah'ın aslanlarından bir aslanı bırakamaz” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) emretti, o da onu bana teslim etti. Onunla bir meyve bahçesi satın aldım; bu, edindiğim ilk mal oldu.

(Buhârî dedi ki:) Abdullah (b. Sâlih) bana Leys'ten (rivayetle): “Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kalkıp onu bana teslim etti” dedi.

Hicaz ehli şöyle dedi: Hâkim kendi bilgisiyle hüküm vermez; buna ister görevi sırasında ister ondan önce şahit olmuş olsun. Davalılardan biri yargı meclisinde onun yanında diğeri lehine bir hakkı ikrar etse, bazılarının görüşüne göre, iki şahit çağırıp onları bu ikrarına şahit tutmadıkça onun aleyhine hüküm vermez. Irak ehlinden bazıları şöyle dedi: Yargı meclisinde işittiği ya da gördüğü şeyle hüküm verir; yargı meclisi dışında olanla ise ancak iki şahitle hüküm verir. Onlardan diğerleri ise: Hayır, onunla hüküm verir; çünkü o emindir (güvenilir kişidir). Şahitlikten maksat da hakkın bilinmesidir; onun bilgisi ise şahitlikten daha fazladır, dediler. Bazıları da: Mallar konusunda kendi bilgisiyle hüküm verir, bunun dışındakilerde hüküm vermez, dedi. Kâsım şöyle dedi: Hâkimin, başkasının bilgisi olmaksızın yalnız kendi bilgisiyle bir hükmü yürürlüğe koyması uygun değildir; her ne kadar onun bilgisi başkasının şahitliğinden daha fazla olsa da. Çünkü bunda müslümanlar nezdinde kendisini töhmete maruz bırakmak ve onları zanlara düşürmek vardır. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de zannı hoş görmemiş ve: “Bu ancak Safiyye'dir” buyurmuştur.

Sahîh-i Buhârî 7170, Kitap 93, Hadis 34

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ عُمَرَ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي مُحَمَّدٍ، مَوْلَى أَبِي قَتَادَةَ أَنَّ أَبَا قَتَادَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ حُنَيْنٍ " مَنْ لَهُ بَيِّنَةٌ عَلَى قَتِيلٍ قَتَلَهُ، فَلَهُ سَلَبُهُ ". فَقُمْتُ لأَلْتَمِسَ بَيِّنَةً عَلَى قَتِيلٍ، فَلَمْ أَرَ أَحَدًا يَشْهَدُ لِي، فَجَلَسْتُ، ثُمَّ بَدَا لِي فَذَكَرْتُ أَمْرَهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَجُلٌ مِنْ جُلَسَائِهِ سِلاَحُ هَذَا الْقَتِيلِ الَّذِي يَذْكُرُ عِنْدِي. قَالَ فَأَرْضِهِ مِنْهُ. فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ كَلاَّ لاَ يُعْطِهِ أُصَيْبِغَ مِنْ قُرَيْشٍ وَيَدَعَ أَسَدًا مِنْ أُسْدِ اللَّهِ يُقَاتِلُ عَنِ اللَّهِ وَرَسُولِهِ. قَالَ فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَدَّاهُ إِلَىَّ فَاشْتَرَيْتُ مِنْهُ خِرَافًا فَكَانَ أَوَّلَ مَالٍ تَأَثَّلْتُهُ. قَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ عَنِ اللَّيْثِ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَأَدَّاهُ إِلَىَّ. وَقَالَ أَهْلُ الْحِجَازِ الْحَاكِمُ لاَ يَقْضِي بِعِلْمِهِ، شَهِدَ بِذَلِكَ فِي وِلاَيَتِهِ أَوْ قَبْلَهَا. وَلَوْ أَقَرَّ خَصْمٌ عِنْدَهُ لآخَرَ بِحَقٍّ فِي مَجْلِسِ الْقَضَاءِ، فَإِنَّهُ لاَ يَقْضِي عَلَيْهِ فِي قَوْلِ بَعْضِهِمْ، حَتَّى يَدْعُوَ بِشَاهِدَيْنِ فَيُحْضِرَهُمَا إِقْرَارَهُ. وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِرَاقِ مَا سَمِعَ أَوْ رَآهُ فِي مَجْلِسِ الْقَضَاءِ قَضَى بِهِ، وَمَا كَانَ فِي غَيْرِهِ لَمْ يَقْضِ إِلاَّ بِشَاهِدَيْنِ. وَقَالَ آخَرُونَ مِنْهُمْ بَلْ يَقْضِي بِهِ، لأَنَّهُ مُؤْتَمَنٌ، وَإِنَّمَا يُرَادُ مِنَ الشَّهَادَةِ مَعْرِفَةُ الْحَقِّ، فَعِلْمُهُ أَكْثَرُ مِنَ الشَّهَادَةِ. وَقَالَ بَعْضُهُمْ يَقْضِي بِعِلْمِهِ فِي الأَمْوَالِ، وَلاَ يَقْضِي فِي غَيْرِهَا. وَقَالَ الْقَاسِمُ لاَ يَنْبَغِي لِلْحَاكِمِ أَنْ يُمْضِيَ قَضَاءً بِعِلْمِهِ دُونَ عِلْمِ غَيْرِهِ، مَعَ أَنَّ عِلْمَهُ أَكْثَرُ مِنْ شَهَادَةِ غَيْرِهِ، وَلَكِنَّ فِيهِ تَعَرُّضًا لِتُهَمَةِ نَفْسِهِ عِنْدَ الْمُسْلِمِينَ، وَإِيقَاعًا لَهُمْ فِي الظُّنُونِ، وَقَدْ كَرِهَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الظَّنَّ فَقَالَ " إِنَّمَا هَذِهِ صَفِيَّةُ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 7170 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü