Umre yapanlar Mina'dan sonra ikinci bir tavaf yaptı; hac ile umreyi birleştirenler yalnızca bir tavaf yaptı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1781, Kitap 11, Hadis 61
Sahih
Türkçe meal

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımı Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Vedâ haccında Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte çıktık ve umre için ihrama girdik. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yanında kurbanlık bulunan kimse umre ile birlikte hac için de ihrama girsin; sonra her ikisinden birden ihramdan çıkıncaya kadar ihramdan çıkmasın.” Ben Mekke'ye hayızlı olarak geldim; Beyt'i tavaf etmedim, Safâ ile Merve arasında da (sa'y yapmadım). Bunu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) şikâyet ettim. “Saçını çöz, tara, hac için ihrama gir ve umreyi bırak” buyurdu. (Âişe) dedi ki: Ben de (öyle) yaptım. Haccı tamamladığımızda Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni Abdurrahman b. Ebû Bekir ile Ten'îm'e gönderdi; umre yaptım. “Bu, umrenin yerinedir” buyurdu. (Âişe) dedi ki: Umre için ihrama girenler Beyt'i ve Safâ ile Merve arasını tavaf ettiler, sonra ihramdan çıktılar. Sonra Mina'dan döndükten sonra hacları için başka bir tavaf yaptılar. Hac ile umreyi birleştirenler ise yalnızca bir tavaf yaptılar.

Ebû Dâvûd dedi ki: Bunu İbrâhîm b. Sa'd ile Ma'mer de İbn Şihâb'dan benzer şekilde rivayet ettiler; (ancak) umre için ihrama girenlerin tavafını ve hac ile umreyi birleştirenlerin tavafını zikretmediler.

Sünen-i Ebû Dâvûd 1781, Kitap 11, Hadis 61

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَأَهْلَلْنَا بِعُمْرَةٍ ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ كَانَ مَعَهُ هَدْىٌ فَلْيُهِلَّ بِالْحَجِّ مَعَ الْعُمْرَةِ ثُمَّ لاَ يَحِلُّ حَتَّى يَحِلَّ مِنْهُمَا جَمِيعًا " . فَقَدِمْتُ مَكَّةَ وَأَنَا حَائِضٌ وَلَمْ أَطُفْ بِالْبَيْتِ وَلاَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ فَشَكَوْتُ ذَلِكَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " انْقُضِي رَأْسَكِ وَامْتَشِطِي وَأَهِلِّي بِالْحَجِّ وَدَعِي الْعُمْرَةَ " . قَالَتْ فَفَعَلْتُ فَلَمَّا قَضَيْنَا الْحَجَّ أَرْسَلَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ إِلَى التَّنْعِيمِ فَاعْتَمَرْتُ فَقَالَ " هَذِهِ مَكَانَ عُمْرَتِكِ " . قَالَتْ فَطَافَ الَّذِينَ أَهَلُّوا بِالْعُمْرَةِ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ثُمَّ حَلُّوا ثُمَّ طَافُوا طَوَافًا آخَرَ بَعْدَ أَنْ رَجَعُوا مِنْ مِنًى لِحَجِّهِمْ وَأَمَّا الَّذِينَ كَانُوا جَمَعُوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ فَإِنَّمَا طَافُوا طَوَافًا وَاحِدًا . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ وَمَعْمَرٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ نَحْوَهُ لَمْ يَذْكُرُوا طَوَافَ الَّذِينَ أَهَلُّوا بِعُمْرَةٍ وَطَوَافَ الَّذِينَ جَمَعُوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1781 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü