Ramazandaki umre, benimle yapılan bir hacca denktir.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1990, Kitap 11, Hadis 270
Hasen Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hacca gitmek istedi. Bir kadın kocasına: “Beni deven üzerinde Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte hacca götür” dedi. (Kocası): “Seni üzerinde hacca götüreceğim bir şeyim yok” dedi. (Kadın): “Beni falan deven üzerinde hacca götür” dedi. (Kocası): “O, aziz ve celîl olan Allah yolunda vakfedilmiştir (habîs)” dedi. Sonra (adam) Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve şöyle dedi: “Hanımım sana selam ve Allah'ın rahmetini iletiyor. O benden seninle birlikte hac (yapmayı) istedi; ‘Beni Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte hacca götür’ dedi. Ben: ‘Seni üzerinde hacca götüreceğim bir şeyim yok’ dedim. ‘Beni falan deven üzerinde hacca götür’ dedi. ‘O Allah yolunda vakfedilmiştir’ dedim.” Bunun üzerine (Resûlullah): “Bilesin ki onu o (deve) üzerinde hacca götürseydin, (bu da) Allah yolunda olurdu” buyurdu. (Adam) dedi ki: “O, seninle (yapılan) bir hacca denk olan şeyi sana sormamı da bana emretti.” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ona selamı, Allah'ın rahmetini ve bereketlerini ilet ve ona, onun benimle (yapılan) bir hacca denk olduğunu haber ver” buyurdu. Yani Ramazanda umreyi (kastetti).

Sünen-i Ebû Dâvûd 1990, Kitap 11, Hadis 270

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ عَامِرٍ الأَحْوَلِ، عَنْ بَكْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَرَادَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْحَجَّ فَقَالَتِ امْرَأَةٌ لِزَوْجِهَا أَحِجَّنِي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى جَمَلِكَ . فَقَالَ مَا عِنْدِي مَا أُحِجُّكِ عَلَيْهِ . قَالَتْ أَحِجَّنِي عَلَى جَمَلِكَ فُلاَنٍ . قَالَ ذَاكَ حَبِيسٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ . فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ امْرَأَتِي تَقْرَأُ عَلَيْكَ السَّلاَمَ وَرَحْمَةَ اللَّهِ وَإِنَّهَا سَأَلَتْنِي الْحَجَّ مَعَكَ قَالَتْ أَحِجَّنِي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَقُلْتُ مَا عِنْدِي مَا أُحِجُّكِ عَلَيْهِ . فَقَالَتْ أَحِجَّنِي عَلَى جَمَلِكَ فُلاَنٍ . فَقُلْتُ ذَاكَ حَبِيسٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ . فَقَالَ " أَمَا إِنَّكَ لَوْ أَحْجَجْتَهَا عَلَيْهِ كَانَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ " . قَالَ وَإِنَّهَا أَمَرَتْنِي أَنْ أَسْأَلَكَ مَا يَعْدِلُ حَجَّةً مَعَكَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَقْرِئْهَا السَّلاَمَ وَرَحْمَةَ اللَّهِ وَبَرَكَاتِهِ وَأَخْبِرْهَا أَنَّهَا تَعْدِلُ حَجَّةً مَعِي " . يَعْنِي عُمْرَةً فِي رَمَضَانَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1990 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü