Abdüyezîd: Onu üç talâkla boşadım; Peygamber: Biliyorum, ona dön, buyurdu.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 2196, Kitap 13, Hadis 22
Hasen
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Rükâne ile kardeşlerinin babası Abdüyezîd, Ümmü Rükâne'yi boşadı ve Müzeyne'den bir kadınla evlendi. (Kadın) Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelerek, başından aldığı bir kılı (göstererek): “O bana ancak şu kılın yarar sağladığı kadar yarar sağlıyor; beni onunla (aramızı) ayır” dedi. Bunun üzerine Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gayret (hamiyet) tuttu. Rükâne ile kardeşlerini çağırttı, sonra yanında oturanlara: “Falanın şu şu (yönüyle) Abdüyezîd'e benzediğini, falanın da şu şu (yönüyle) ona benzediğini görüyor musunuz?” buyurdu. “Evet” dediler. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Abdüyezîd'e: “Onu boşa” buyurdu; o da (boşadı). Sonra: “Hanımın, Rükâne ile kardeşlerinin annesine dön” buyurdu. (Abdüyezîd): “Ey Allah'ın Resûlü! Ben onu üç (talâkla) boşadım” dedi. (Peygamber): “Biliyorum; ona dön” buyurdu ve “Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman onları iddetleri(ni gözeterek) boşayın” (Talâk 65/1) âyetini okudu.

Ebû Dâvûd dedi ki: Nâfi' b. Ucayr ile Abdullah b. Ali b. Yezîd b. Rükâne'nin, babasından, onun da dedesinden (rivayet ettiği), Rükâne'nin hanımını el-bette (kesin boşama sözü) ile boşadığı, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) de onu ona geri çevirdiği hadisi daha sahihtir. Çünkü adamın çocukları ve ailesi onu daha iyi bilir: Rükâne hanımını ancak el-bette ile boşamıştı; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de onu bir (talâk) saydı.

Sünen-i Ebû Dâvûd 2196, Kitap 13, Hadis 22

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي بَعْضُ بَنِي أَبِي رَافِعٍ، مَوْلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنْ عِكْرِمَةَ مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ طَلَّقَ عَبْدُ يَزِيدَ - أَبُو رُكَانَةَ وَإِخْوَتِهِ - أُمَّ رُكَانَةَ وَنَكَحَ امْرَأَةً مِنْ مُزَيْنَةَ فَجَاءَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ مَا يُغْنِي عَنِّي إِلاَّ كَمَا تُغْنِي هَذِهِ الشَّعْرَةُ . لِشَعْرَةٍ أَخَذَتْهَا مِنْ رَأْسِهَا فَفَرِّقْ بَيْنِي وَبَيْنَهُ فَأَخَذَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم حَمِيَّةٌ فَدَعَا بِرُكَانَةَ وَإِخْوَتِهِ ثُمَّ قَالَ لِجُلَسَائِهِ " أَتَرَوْنَ فُلاَنًا يُشْبِهُ مِنْهُ كَذَا وَكَذَا مِنْ عَبْدِ يَزِيدَ وَفُلاَنًا يُشْبِهُ مِنْهُ - كَذَا وَكَذَا " . قَالُوا نَعَمْ . قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لِعَبْدِ يَزِيدَ " طَلِّقْهَا " . فَفَعَلَ ثُمَّ قَالَ " رَاجِعِ امْرَأَتَكَ أُمَّ رُكَانَةَ وَإِخْوَتِهِ " . فَقَالَ إِنِّي طَلَّقْتُهَا ثَلاَثًا يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " قَدْ عَلِمْتُ رَاجِعْهَا " . وَتَلاَ { يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ } . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَحَدِيثُ نَافِعِ بْنِ عُجَيْرٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ يَزِيدَ بْنِ رُكَانَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ أَنَّ رُكَانَةَ طَلَّقَ امْرَأَتَهُ الْبَتَّةَ فَرَدَّهَا إِلَيْهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَصَحُّ لأَنَّ وَلَدَ الرَّجُلِ وَأَهْلَهُ أَعْلَمُ بِهِ أَنَّ رُكَانَةَ إِنَّمَا طَلَّقَ امْرَأَتَهُ الْبَتَّةَ فَجَعَلَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَاحِدَةً .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 2196 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü