Ebû Dâvûd şöyle dedi:
İbn Abbâs'ın (sonunda vardığı) görüşü, Ahmed b. Sâlih ile Muhammed b. Yahyâ'nın -bu, Ahmed'in hadisidir- bize rivayet ettikleri şu (haberdeki) görüş oldu: (Dediler ki:) Bize Abdürrezzâk, Ma'mer'den, o Zührî'den, o Ebû Seleme b. Abdurrahman b. Avf ile Muhammed b. Abdurrahman b. Sevbân'dan, onlar da Muhammed b. İyâs'tan rivayet etti ki: İbn Abbâs, Ebû Hüreyre ve Abdullah b. Amr b. el-Âs'a, kocası tarafından üç (talâkla) boşanan bakire (kız) soruldu. Hepsi: “Başka bir kocayla evlenmedikçe ona helâl olmaz” dediler.
Ebû Dâvûd dedi ki: Mâlik, Yahyâ b. Saîd'den, o Bükeyr b. el-Eşecc'den, o da Muâviye b. Ebû Ayyâş'tan rivayet etti ki, (Muâviye), Muhammed b. İyâs b. el-Bükeyr İbnü'z-Zübeyr ile Âsım b. Ömer'e gelip onlara bunu sorduğunda bu olayda hazır bulunmuştu. Onlar: “İbn Abbâs ile Ebû Hüreyre'ye git; ben onları Âişe'nin (radıyallahu anhâ) yanında bıraktım” dediler. Sonra (Muâviye) bu haberi (sonuna kadar) anlattı.
Ebû Dâvûd dedi ki: İbn Abbâs'ın görüşü şudur: Üç talâk, ister kendisiyle gerdeğe girilmiş ister girilmemiş olsun, kadını kocasından ayırır (bâin kılar); başka bir kocayla evlenmedikçe ona helâl olmaz. Bu, sarf haberinin benzeridir; onda (râvi): “Sonra o -yani İbn Abbâs- bundan döndü” demiştir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 2198, Kitap 13, Hadis 24