Uveymir: Karısının yanında bir adam bulan ne yapsın? Senin ve eşin hakkında Kur'an indirildi; git, onu getir.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 2245, Kitap 13, Hadis 71
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Sa'd es-Sâidî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Uveymir b. Eşkar el-Aclânî, Âsım b. Adî'ye gelip ona şöyle dedi: “Ey Âsım! Karısının yanında bir adam bulan kişi hakkında ne dersin? Onu öldürür de siz de onu mu öldürürsünüz, yoksa nasıl yapsın? Ey Âsım! Bunu benim için Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sor.” Âsım da Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sordu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bu soruları hoş görmedi ve onları ayıpladı; öyle ki Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittiği şey Âsım'a ağır geldi. Âsım ailesine dönünce Uveymir ona gelip: “Ey Âsım! Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sana ne dedi?” dedi. Âsım: “Bana hayırlı bir şey getirmedin. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine sorduğum meseleyi hoş görmedi” dedi. Uveymir: “Vallahi onu kendisine sormadıkça vazgeçmeyeceğim” dedi. Uveymir, insanların ortasında bulunan Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelinceye kadar yürüdü ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Karısının yanında bir adam bulan kişi hakkında ne dersin? Onu öldürür de siz de onu mu öldürürsünüz, yoksa nasıl yapsın?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Senin ve eşin hakkında Kur'an indirildi; git, onu getir” buyurdu. Sehl dedi ki: İkisi lânetleştiler; ben de insanlarla birlikte Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındaydım. Bitirdiklerinde Uveymir: “Ey Allah'ın Resûlü! Onu (nikâhımda) tutarsam ona karşı yalan söylemiş olurum” dedi ve Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona emretmeden önce onu üç talâkla boşadı.

İbn Şihâb dedi ki: Bu, lânetleşenlerin sünneti oldu.

Sünen-i Ebû Dâvûd 2245, Kitap 13, Hadis 71

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ السَّاعِدِيَّ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عُوَيْمِرَ بْنَ أَشْقَرَ الْعَجْلاَنِيَّ جَاءَ إِلَى عَاصِمِ بْنِ عَدِيٍّ فَقَالَ لَهُ يَا عَاصِمُ أَرَأَيْتَ رَجُلاً وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً أَيَقْتُلُهُ فَتَقْتُلُونَهُ أَمْ كَيْفَ يَفْعَلُ سَلْ لِي يَا عَاصِمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ . فَسَأَلَ عَاصِمٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَرِهَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَسَائِلَ وَعَابَهَا حَتَّى كَبُرَ عَلَى عَاصِمٍ مَا سَمِعَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا رَجَعَ عَاصِمٌ إِلَى أَهْلِهِ جَاءَهُ عُوَيْمِرٌ فَقَالَ لَهُ يَا عَاصِمُ مَاذَا قَالَ لَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ عَاصِمٌ لَمْ تَأْتِنِي بِخَيْرٍ قَدْ كَرِهَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَسْأَلَةَ الَّتِي سَأَلْتُهُ عَنْهَا . فَقَالَ عُوَيْمِرٌ وَاللَّهِ لاَ أَنْتَهِي حَتَّى أَسْأَلَهُ عَنْهَا . فَأَقْبَلَ عُوَيْمِرٌ حَتَّى أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ وَسَطَ النَّاسِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ رَجُلاً وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً أَيَقْتُلُهُ فَتَقْتُلُونَهُ أَمْ كَيْفَ يَفْعَلُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " قَدْ أُنْزِلَ فِيكَ وَفِي صَاحِبَتِكَ قُرْآنٌ فَاذْهَبْ فَأْتِ بِهَا " . قَالَ سَهْلٌ فَتَلاَعَنَا وَأَنَا مَعَ النَّاسِ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا فَرَغَا قَالَ عُوَيْمِرٌ كَذَبْتُ عَلَيْهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ أَمْسَكْتُهَا . فَطَلَّقَهَا عُوَيْمِرٌ ثَلاَثًا قَبْلَ أَنْ يَأْمُرَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم . قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَكَانَتْ تِلْكَ سُنَّةَ الْمُتَلاَعِنَيْنِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 2245 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü