Allah'ım, (hükmü) aç; Ensârlı adamın sorusu üzerine lian âyeti indi, kadın çocuğu siyah ve kıvırcık doğurdu.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 2253, Kitap 13, Hadis 79
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Mes'ûd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir cuma gecesi mescitteydik. Derken Ensâr'dan bir adam mescide girdi ve şöyle dedi: “Bir adam karısının yanında bir adam bulsa da bunu söylese, ona celde vurursunuz; ya da öldürse, onu öldürürsünüz; eğer susarsa öfke içinde susar. Vallahi bunu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) mutlaka soracağım.” Ertesi gün Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ona sordu ve: “Bir adam karısının yanında bir adam bulsa da bunu söylese ona celde vurursunuz; ya da öldürse onu öldürürsünüz; ya da sussa öfke içinde susar” dedi. (Peygamber): “Allah'ım! (Bu meseleyi) aç” buyurdu ve dua etmeye başladı. Bunun üzerine lian âyeti indi: “Eşlerine (zina) iftira eden ve kendilerinden başka şahitleri bulunmayanlar...” (Nûr 24/6) -bu âyet-. İnsanlar arasından o adam bununla imtihan edildi. O ve karısı Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip lânetleştiler. Adam, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik etti; sonra beşincisinde, eğer yalancılardan ise lânetin kendi üzerine olmasını diledi. (Abdullah) dedi ki: (Kadın) lânetleşmeye davrandı; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Dur!” buyurdu. Ama o (vazgeçmeyi) kabul etmedi ve (lânetleşmeyi) yaptı. İkisi dönüp gidince (Peygamber): “Belki de onu siyah, kıvırcık saçlı olarak doğurur” buyurdu. (Kadın) da onu siyah, kıvırcık saçlı olarak doğurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd 2253, Kitap 13, Hadis 79

Arapça metin
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ إِنَّا لَلَيْلَةُ جُمْعَةٍ فِي الْمَسْجِدِ إِذْ دَخَلَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ فِي الْمَسْجِدِ فَقَالَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً فَتَكَلَّمَ بِهِ جَلَدْتُمُوهُ أَوْ قَتَلَ قَتَلْتُمُوهُ فَإِنْ سَكَتَ سَكَتَ عَلَى غَيْظٍ وَاللَّهِ لأَسْأَلَنَّ عَنْهُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَلَمَّا كَانَ مِنَ الْغَدِ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ فَقَالَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً فَتَكَلَّمَ بِهِ جَلَدْتُمُوهُ أَوْ قَتَلَ قَتَلْتُمُوهُ أَوْ سَكَتَ سَكَتَ عَلَى غَيْظٍ . فَقَالَ " اللَّهُمَّ افْتَحْ " . وَجَعَلَ يَدْعُو فَنَزَلَتْ آيَةُ اللِّعَانِ { وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلاَّ أَنْفُسُهُمْ } هَذِهِ الآيَةُ فَابْتُلِيَ بِهِ ذَلِكَ الرَّجُلُ مِنْ بَيْنِ النَّاسِ فَجَاءَ هُوَ وَامْرَأَتُهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَلاَعَنَا فَشَهِدَ الرَّجُلُ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ ثُمَّ لَعَنَ الْخَامِسَةَ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ قَالَ فَذَهَبَتْ لِتَلْتَعِنَ فَقَالَ لَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَهْ " . فَأَبَتْ فَفَعَلَتْ فَلَمَّا أَدْبَرَا قَالَ " لَعَلَّهَا أَنْ تَجِيءَ بِهِ أَسْوَدَ جَعْدًا " . فَجَاءَتْ بِهِ أَسْوَدَ جَعْدًا .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 2253 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü