O size doğruyu söylediğinde onu dövüyor, yalan söylediğinde bırakıyorsunuz.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 2681, Kitap 15, Hadis 205
Sahih
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbını (savaşa) çağırdı; onlar da Bedir'e doğru yola çıktılar. Bir de baktılar ki Kureyş'in su taşıyan develeri (geliyor); aralarında Benî Haccâc'ın siyah bir kölesi vardı. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbı onu yakaladılar ve ona: “Ebû Süfyân nerede?” diye sormaya başladılar. O da: “Allah'a yemin olsun ki onun işinden hiçbir bilgim yok. Fakat işte Kureyş geldi; aralarında Ebû Cehil, Rebîa'nın iki oğlu Utbe ile Şeybe ve Ümeyye b. Halef var” diyordu. Bunu onlara söyleyince onu dövüyorlardı; o da: “Bırakın beni, bırakın beni, size haber vereyim” diyordu. Onu bırakınca: “Allah'a yemin olsun ki Ebû Süfyân hakkında hiçbir bilgim yok. Fakat işte Kureyş geldi; aralarında Ebû Cehil, Rebîa'nın iki oğlu Utbe ile Şeybe ve Ümeyye b. Halef var, gelmekteler” diyordu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) namaz kılıyordu ve bunu işitiyordu. (Namazdan) çıkınca şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olana yemin olsun ki o size doğruyu söylediğinde onu dövüyor, size yalan söylediğinde onu bırakıyorsunuz. İşte Kureyş, Ebû Süfyân'ı korumak için gelmiş.” Enes dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Burası yarın falancanın düşüp öleceği yerdir” buyurdu ve elini yere koydu. “Burası da yarın falancanın düşüp öleceği yerdir” (buyurdu) ve elini yere koydu. “Burası da yarın falancanın düşüp öleceği yerdir” (buyurdu) ve elini yere koydu. (Enes) dedi ki: Nefsim elinde olana yemin olsun ki onlardan hiçbiri Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) elinin (konduğu) yerden öteye geçmedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onlar hakkında emir verdi; ayaklarından tutulup sürüklendiler ve Bedir kuyusuna atıldılar.

Sünen-i Ebû Dâvûd 2681, Kitap 15, Hadis 205

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَدَبَ أَصْحَابَهُ فَانْطَلَقُوا إِلَى بَدْرٍ فَإِذَا هُمْ بِرَوَايَا قُرَيْشٍ فِيهَا عَبْدٌ أَسْوَدُ لِبَنِي الْحَجَّاجِ فَأَخَذَهُ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلُوا يَسْأَلُونَهُ أَيْنَ أَبُو سُفْيَانَ فَيَقُولُ وَاللَّهِ مَا لِي بِشَىْءٍ مِنْ أَمْرِهِ عِلْمٌ وَلَكِنْ هَذِهِ قُرَيْشٌ قَدْ جَاءَتْ فِيهِمْ أَبُو جَهْلٍ وَعُتْبَةُ وَشَيْبَةُ ابْنَا رَبِيعَةَ وَأُمَيَّةُ بْنُ خَلَفٍ . فَإِذَا قَالَ لَهُمْ ذَلِكَ ضَرَبُوهُ فَيَقُولُ دَعُونِي دَعُونِي أُخْبِرْكُمْ . فَإِذَا تَرَكُوهُ قَالَ وَاللَّهِ مَا لِي بِأَبِي سُفْيَانَ مِنْ عِلْمٍ وَلَكِنْ هَذِهِ قُرَيْشٌ قَدْ أَقْبَلَتْ فِيهِمْ أَبُو جَهْلٍ وَعُتْبَةُ وَشَيْبَةُ ابْنَا رَبِيعَةَ وَأُمَيَّةُ بْنُ خَلَفٍ قَدْ أَقْبَلُوا . وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَهُوَ يَسْمَعُ ذَلِكَ فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ إِنَّكُمْ لَتَضْرِبُونَهُ إِذَا صَدَقَكُمْ وَتَدَعُونَهُ إِذَا كَذَبَكُمْ هَذِهِ قُرَيْشٌ قَدْ أَقْبَلَتْ لِتَمْنَعَ أَبَا سُفْيَانَ " . قَالَ أَنَسٌ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَذَا مَصْرَعُ فُلاَنٍ غَدًا " . وَوَضَعَ يَدَهُ عَلَى الأَرْضِ " وَهَذَا مَصْرَعُ فُلاَنٍ غَدًا " . وَوَضَعَ يَدَهُ عَلَى الأَرْضِ " وَهَذَا مَصْرَعُ فُلاَنٍ غَدًا " . وَوَضَعَ يَدَهُ عَلَى الأَرْضِ فَقَالَ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا جَاوَزَ أَحَدٌ مِنْهُمْ عَنْ مَوْضِعِ يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَ بِهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأُخِذَ بِأَرْجُلِهِمْ فَسُحِبُوا فَأُلْقُوا فِي قَلِيبِ بَدْرٍ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 2681 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü