Bir peygamberin hain bakışlı bir gözü olması yakışmaz.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 2683, Kitap 15, Hadis 207
Sahih
Türkçe meal

Sa'd (b. Ebû Vakkâs) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Mekke'nin fethedildiği gün Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dört kişi ile iki kadın dışında insanlara eman verdi ve onların adlarını saydı; İbn Ebû Serh de (onlardandı). (Râvi) hadisi zikretti ve şöyle dedi: İbn Ebû Serh ise Osman b. Affân'ın yanına saklandı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) insanları biata çağırınca (Osman) onu getirip Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) önünde durdurdu ve: “Ey Allah'ın Peygamberi! Abdullah'ın biatini al” dedi. (Resûlullah) başını kaldırdı ve ona üç defa baktı; her defasında (biatini almaktan) kaçınıyordu. Üç defadan sonra onun biatini aldı. Sonra ashabına dönüp şöyle buyurdu: “Aranızda, onun biatinden elimi çektiğimi gördüğü zaman kalkıp şunu öldürecek akıllı bir adam yok muydu?” (Ashab): “Ey Allah'ın Resûlü! İçinden geçeni bilemedik; gözünle bize işaret etseydin ya!” dediler. (Resûlullah): “Bir peygamberin hain bakışlı bir gözü olması yakışmaz” buyurdu.

Ebû Dâvûd dedi ki: Abdullah, Osman'ın süt kardeşiydi. Velîd b. Ukbe de Osman'ın anne bir kardeşiydi; içki içtiğinde Osman ona had vurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd 2683, Kitap 15, Hadis 207

Arapça metin
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَسْبَاطُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ زَعَمَ السُّدِّيُّ عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ سَعْدٍ، قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ فَتْحِ مَكَّةَ أَمَّنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم النَّاسَ إِلاَّ أَرْبَعَةَ نَفَرٍ وَامْرَأَتَيْنِ وَسَمَّاهُمْ وَابْنُ أَبِي سَرْحٍ . فَذَكَرَ الْحَدِيثَ قَالَ وَأَمَّا ابْنُ أَبِي سَرْحٍ فَإِنَّهُ اخْتَبَأَ عِنْدَ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ فَلَمَّا دَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم النَّاسَ إِلَى الْبَيْعَةِ جَاءَ بِهِ حَتَّى أَوْقَفَهُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ بَايِعْ عَبْدَ اللَّهِ فَرَفَعَ رَأْسَهُ فَنَظَرَ إِلَيْهِ ثَلاَثًا كُلُّ ذَلِكَ يَأْبَى فَبَايَعَهُ بَعْدَ ثَلاَثٍ ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَى أَصْحَابِهِ فَقَالَ " أَمَا كَانَ فِيكُمْ رَجُلٌ رَشِيدٌ يَقُومُ إِلَى هَذَا حَيْثُ رَآنِي كَفَفْتُ يَدِي عَنْ بَيْعَتِهِ فَيَقْتُلُهُ " . فَقَالُوا مَا نَدْرِي يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا فِي نَفْسِكَ أَلاَ أَوْمَأْتَ إِلَيْنَا بِعَيْنِكَ قَالَ " إِنَّهُ لاَ يَنْبَغِي لِنَبِيٍّ أَنْ تَكُونَ لَهُ خَائِنَةُ الأَعْيُنِ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ كَانَ عَبْدُ اللَّهِ أَخَا عُثْمَانَ مِنَ الرَّضَاعَةِ وَكَانَ الْوَلِيدُ بْنُ عُقْبَةَ أَخَا عُثْمَانَ لأُمِّهِ وَضَرَبَهُ عُثْمَانُ الْحَدَّ إِذْ شَرِبَ الْخَمْرَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 2683 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü