İmrân b. Husayn (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Adbâ, Benî Ukayl'den bir adama aitti; hacıların (develerinin) öne geçenlerindendi. (İmrân) dedi ki: (Adam) esir edildi ve bağlı olduğu hâlde Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) getirildi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerinde kadife bir örtü bulunan bir merkebin üzerindeydi. (Adam): “Ey Muhammed! Beni ve hacıların öne geçen (devesini) ne sebeple alıyorsun?” dedi. “Seni müttefiklerin Sakîf'in suçu sebebiyle alıyoruz” buyurdu. (İmrân) dedi ki: Sakîf, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından iki adamı esir etmişti. (İmrân) dedi ki: (Adam) söylediği sözler arasında: “Ben Müslümanım” yahut: “Müslüman oldum” demişti. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) geçip gidince —Ebû Dâvûd dedi ki: Bunu Muhammed b. Îsâ'dan anladım— (adam) ona: “Ey Muhammed! Ey Muhammed!” diye seslendi. (İmrân) dedi ki: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) merhametli ve yumuşak biriydi; ona döndü ve: “Neyin var?” buyurdu. “Ben Müslümanım” dedi. “Bunu, işin kendi elindeyken söyleseydin tam bir kurtuluşa ererdin” buyurdu. —Ebû Dâvûd dedi ki: Sonra Süleymân'ın hadisine döndüm.— (Adam): “Ey Muhammed! Açım, beni doyur; susadım, bana su ver” dedi. (İmrân) dedi ki: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “İşte bu senin ihtiyacın” —yahut: “İşte bu onun ihtiyacı”— buyurdu. (İmrân) dedi ki: Daha sonra adam, (esir edilen) iki adama karşılık fidye olarak verildi. (İmrân) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Adbâ'yı kendi binitliği için alıkoydu. (İmrân) dedi ki: Sonra müşrikler Medine'nin otlaktaki hayvanlarına baskın yapıp Adbâ'yı götürdüler. (İmrân) dedi ki: Onu götürdüklerinde Müslümanlardan bir kadını da esir ettiler. (İmrân) dedi ki: Gece olunca develerini avlularında dinlendirirlerdi. (İmrân) dedi ki: Bir gece (hepsi) uyudular; kadın kalktı. Elini hangi deveye koyduysa (deve) böğürdü; nihayet Adbâ'ya geldi. (İmrân) dedi ki: Uysal, (yolculuğa) alışkın bir deveye gelmişti. (İmrân) dedi ki: Ona bindi, sonra Allah kendisini kurtarırsa onu mutlaka keseceğine dair Allah için (kendi üzerine) adakta bulundu. (İmrân) dedi ki: Medine'ye gelince deve tanındı: (Bu) Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) devesiydi. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bu haber verildi; (Peygamber kadına) haber gönderdi. Kadın getirildi ve adağı (Peygamber'e) haber verildi. (Peygamber): “Ona ne kötü karşılık verdin!” —yahut: “(Kadın) ona ne kötü karşılık verdi!”— buyurdu. “Allah onu onun üzerinde kurtarırsa onu mutlaka kesecekmiş! Allah'a isyan hususundaki adak da, Âdemoğlunun sahip olmadığı şeydeki adak da yerine getirilmez.”
Ebû Dâvûd dedi ki: Bu kadın, Ebû Zer'in karısıdır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3316, Kitap 22, Hadis 75