Cüveyriye'ye: Kitâbet bedelini senin yerine ödeyeyim ve seninle evleneyim.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 3931, Kitap 31, Hadis 6
Hasen
Türkçe meal

Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Hâris b. el-Mustalik'in kızı Cüveyriye, Sâbit b. Kays b. Şemmâs'ın veya onun bir amcasının oğlunun payına düştü ve kendisi için kitâbet anlaşması yaptı. O, çok güzel, gözleri üzerine çeken bir kadındı. Âişe (radıyallahu anhâ) dedi ki: Kitâbet bedeli hususunda Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) (yardım) istemeye geldi. Kapıda durunca onu gördüm ve (orada) bulunmasından hoşlanmadım; Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) da onda benim gördüğümün benzerini göreceğini anladım. (Cüveyriye): “Ey Allah'ın Resûlü! Ben Hâris'in kızı Cüveyriye'yim. Benim durumum sana gizli değildir. Ben Sâbit b. Kays b. Şemmâs'ın payına düştüm ve kendim için kitâbet anlaşması yaptım. Kitâbet bedelim hususunda (yardım) istemek için sana geldim” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bundan daha hayırlı olana ne dersin?” buyurdu. (Cüveyriye): “O nedir, ey Allah'ın Resûlü?” dedi. (Peygamber): “Kitâbet bedelini senin yerine ödeyeyim ve seninle evleneyim” buyurdu. (Cüveyriye): “Kabul ettim” dedi. (Âişe) dedi ki: İnsanlar, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) Cüveyriye ile evlendiğini birbirlerinden duydular. Ellerindeki esirleri salıverip azat ettiler ve: “(Bunlar) Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hısımlarıdır” dediler. Kavmine ondan daha büyük bereketi olan bir kadın görmedik; onun sebebiyle Benü'l-Mustalik'ten yüz aile azat edildi.

Ebû Dâvûd dedi ki: Bu, velînin (kadını) kendisiyle evlendirebileceğine dair bir delildir.

Sünen-i Ebû Dâvûd 3931, Kitap 31, Hadis 6

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ يَحْيَى أَبُو الأَصْبَغِ الْحَرَّانِيُّ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ سَلَمَةَ - عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ وَقَعَتْ جُوَيْرِيَةُ بِنْتُ الْحَارِثِ بْنِ الْمُصْطَلِقِ فِي سَهْمِ ثَابِتِ بْنِ قَيْسِ بْنِ شَمَّاسٍ أَوِ ابْنِ عَمٍّ لَهُ فَكَاتَبَتْ عَلَى نَفْسِهَا وَكَانَتِ امْرَأَةً مَلاَّحَةً تَأْخُذُهَا الْعَيْنُ - قَالَتْ عَائِشَةُ رضى الله عنها - فَجَاءَتْ تَسْأَلُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي كِتَابَتِهَا فَلَمَّا قَامَتْ عَلَى الْبَابِ فَرَأَيْتُهَا كَرِهْتُ مَكَانَهَا وَعَرَفْتُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَيَرَى مِنْهَا مِثْلَ الَّذِي رَأَيْتُ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنَا جُوَيْرِيَةُ بِنْتُ الْحَارِثِ وَإِنَّمَا كَانَ مِنْ أَمْرِي مَا لاَ يَخْفَى عَلَيْكَ وَإِنِّي وَقَعْتُ فِي سَهْمِ ثَابِتِ بْنِ قَيْسِ بْنِ شَمَّاسٍ وَإِنِّي كَاتَبْتُ عَلَى نَفْسِي فَجِئْتُكَ أَسْأَلُكَ فِي كِتَابَتِي فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَهَلْ لَكِ إِلَى مَا هُوَ خَيْرٌ مِنْهُ " . قَالَتْ وَمَا هُوَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " أُؤَدِّي عَنْكِ كِتَابَتَكِ وَأَتَزَوَّجُكِ " . قَالَتْ قَدْ فَعَلْتُ قَالَتْ فَتَسَامَعَ - تَعْنِي النَّاسَ - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ تَزَوَّجَ جُوَيْرِيَةَ فَأَرْسَلُوا مَا فِي أَيْدِيهِمْ مِنَ السَّبْىِ فَأَعْتَقُوهُمْ وَقَالُوا أَصْهَارُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمَا رَأَيْنَا امْرَأَةً كَانَتْ أَعْظَمَ بَرَكَةً عَلَى قَوْمِهَا مِنْهَا أُعْتِقَ فِي سَبَبِهَا مِائَةُ أَهْلِ بَيْتٍ مِنْ بَنِي الْمُصْطَلِقِ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَذَا حُجَّةٌ فِي أَنَّ الْوَلِيَّ هُوَ يُزَوِّجُ نَفْسَهُ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 3931 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü