Ebû Hüreyre: Kim bir namazı unutursa hatırladığında onu kılsın.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 435, Kitap 2, Hadis 45
Sahih
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hayber gazvesinden döndüğünde bir gece yol aldı. Nihayet bizi uyku bastırınca konakladı ve Bilâl'e: “Bu gece bizi gözet” buyurdu. Bilâl bineğine yaslanmışken gözleri ona galip geldi. Ne Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), ne Bilâl, ne de ashabından herhangi biri uyanmadı; nihayet güneş onlara vurdu. Uyananların ilki Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) idi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) telaşlandı ve: “Ey Bilâl!” buyurdu. (Bilâl): “Anam babam sana feda olsun, ey Allah'ın Resûlü! Seni tutan (uyku) beni de tuttu” dedi. Bineklerini biraz ileri çektiler. Sonra Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest aldı ve Bilâl'e emretti; o da onlara namaz için kamet getirdi ve onlara sabahı kıldırdı. Namazı bitirince şöyle buyurdu: “Kim bir namazı unutursa hatırladığında onu kılsın. Çünkü yüce Allah: 'Hatırladığında namazı kıl' (Tâhâ 20/14) buyurmuştur.”

Yûnus dedi ki: İbn Şihâb onu böyle (li'z-zikrâ diye) okurdu. Ahmed (b. Sâlih) dedi ki: Anbese, Yûnus'tan (naklen) bu hadiste “li-zikrî (beni anmak için)” dedi. Ahmed (yine) dedi ki: “el-kerâ” uyuklamak demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd 435, Kitap 2, Hadis 45

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قَفَلَ مِنْ غَزْوَةِ خَيْبَرَ فَسَارَ لَيْلَةً حَتَّى إِذَا أَدْرَكَنَا الْكَرَى عَرَّسَ وَقَالَ لِبِلاَلٍ " اكْلأْ لَنَا اللَّيْلَ " . قَالَ فَغَلَبَتْ بِلاَلاً عَيْنَاهُ وَهُوَ مُسْتَنِدٌ إِلَى رَاحِلَتِهِ فَلَمْ يَسْتَيْقِظِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَلاَ بِلاَلٌ وَلاَ أَحَدٌ مِنْ أَصْحَابِهِ حَتَّى إِذَا ضَرَبَتْهُمُ الشَّمْسُ فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوَّلَهُمُ اسْتِيقَاظًا فَفَزِعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " يَا بِلاَلُ " . فَقَالَ أَخَذَ بِنَفْسِي الَّذِي أَخَذَ بِنَفْسِكَ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ فَاقْتَادُوا رَوَاحِلَهُمْ شَيْئًا ثُمَّ تَوَضَّأَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَأَمَرَ بِلاَلاً فَأَقَامَ لَهُمُ الصَّلاَةَ وَصَلَّى بِهِمُ الصُّبْحَ فَلَمَّا قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ " مَنْ نَسِيَ صَلاَةً فَلْيُصَلِّهَا إِذَا ذَكَرَهَا فَإِنَّ اللَّهَ تَعَالَى قَالَ { أَقِمِ الصَّلاَةَ لِلذِّكْرَى } " . قَالَ يُونُسُ وَكَانَ ابْنُ شِهَابٍ يَقْرَؤُهَا كَذَلِكَ . قَالَ أَحْمَدُ قَالَ عَنْبَسَةُ - يَعْنِي عَنْ يُونُسَ - فِي هَذَا الْحَدِيثِ لِذِكْرِي . وَقَالَ أَحْمَدُ الْكَرَى النُّعَاسُ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 435 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü