Ebû Katâde (Emîrler ordusu): Ruhlarımız Allah'ın elindeydi; onları dilediği zaman saldı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 438, Kitap 2, Hadis 48
Şâz
Türkçe meal

Hâlid b. Sumeyr şöyle anlattı:

Abdullah b. Rebâh el-Ensârî Medine'den yanımıza geldi; Ensâr onu fakih sayardı. Bize rivayet etti; dedi ki: Bana Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) süvarisi Ebû Katâde el-Ensârî rivayet etti; dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Emîrler ordusunu gönderdi. (Ebû Katâde) bu kıssayı (anlattı). Dedi ki: Bizi ancak doğmuş olan güneş uyandırdı. Namazımız için telaşla kalktık. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Yavaş olun, yavaş olun” buyurdu. Nihayet güneş yükselince Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sizden kim sabahın iki rekâtını kılıyor idiyse onları kılsın” buyurdu. Onları kılmakta olanlar da kılmayanlar da kalkıp onları kıldılar. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namaz için çağrıda bulunulmasını emretti; çağrıda bulunuldu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kalkıp bize namaz kıldırdı. Namazdan dönünce şöyle buyurdu: “Bilin ki biz, dünya işlerinden bizi namazımızdan alıkoyan bir şeyle meşgul olmadığımız için Allah'a hamdederiz. Fakat ruhlarımız aziz ve celil olan Allah'ın elindeydi; onları dilediği zaman saldı. Sizden kim yarın sabah namazına vaktinde yetişirse, onunla birlikte bunun bir mislini de kaza etsin.”

Sünen-i Ebû Dâvûd 438, Kitap 2, Hadis 48

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ نَصْرٍ، حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ شَيْبَانَ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ سُمَيْرٍ، قَالَ قَدِمَ عَلَيْنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَبَاحٍ الأَنْصَارِيُّ مِنَ الْمَدِينَةِ وَكَانَتِ الأَنْصَارُ تُفَقِّهُهُ - فَحَدَّثَنَا قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو قَتَادَةَ الأَنْصَارِيُّ فَارِسُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَيْشَ الأُمَرَاءِ بِهَذِهِ الْقِصَّةِ . قَالَ فَلَمْ تُوقِظْنَا إِلاَّ الشَّمْسُ طَالِعَةً فَقُمْنَا وَهِلِينَ لِصَلاَتِنَا فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " رُوَيْدًا رُوَيْدًا " . حَتَّى إِذَا تَعَالَتِ الشَّمْسُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يَرْكَعُ رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ فَلْيَرْكَعْهُمَا " . فَقَامَ مَنْ كَانَ يَرْكَعُهُمَا وَمَنْ لَمْ يَكُنْ يَرْكَعُهُمَا فَرَكَعَهُمَا ثُمَّ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُنَادَى بِالصَّلاَةِ فَنُودِيَ بِهَا فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى بِنَا فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ " أَلاَ إِنَّا نَحْمَدُ اللَّهَ أَنَّا لَمْ نَكُنْ فِي شَىْءٍ مِنْ أُمُورِ الدُّنْيَا يَشْغَلُنَا عَنْ صَلاَتِنَا وَلَكِنَّ أَرْوَاحَنَا كَانَتْ بِيَدِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ فَأَرْسَلَهَا أَنَّى شَاءَ فَمَنْ أَدْرَكَ مِنْكُمْ صَلاَةَ الْغَدَاةِ مِنْ غَدٍ صَالِحًا فَلْيَقْضِ مَعَهَا مِثْلَهَا " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 438 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü