Ebû Ümâme b. Sehl şöyle anlattı:
Osman (radıyallahu anh) evde kuşatılmış iken onunla birlikteydik. Evde bir giriş yeri vardı; oraya giren kimse Belât'ta (taş döşeli meydanda) bulunanların sözlerini işitirdi. Osman oraya girdi, sonra rengi değişmiş hâlde yanımıza çıktı ve şöyle dedi: “Az önce beni öldürmekle tehdit ediyorlar.” “Ey mü'minlerin emîri! Onlara karşı Allah sana yeter” dedik. (Osman) şöyle dedi: “Beni niçin öldürsünler? Ben Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: ‘Müslüman bir kişinin kanı ancak üç şeyden biriyle helal olur: Müslüman olduktan sonra küfür, evlendikten (muhsan olduktan) sonra zina veya haksız yere (bir cana karşılık olmaksızın) bir canı öldürmek.’ Allah'a yemin ederim ki ne câhiliyede ne de İslâm'da asla zina etmedim. Allah beni hidayete erdirdiğinden beri dinimin yerine başka bir din olmasını hiç istemedim. Bir can da öldürmedim. Öyleyse beni ne sebeple öldürüyorlar?”
Ebû Dâvûd dedi ki: Osman ve Ebû Bekir (radıyallahu anhümâ), câhiliye döneminde içkiyi bırakmışlardı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4502, Kitap 41, Hadis 9