Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden şöyle rivayet etti:
Bir adam feryat ederek (yardım dileyerek) Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Onun bir cariyesi (yüzünden)!” dedi. (Peygamber): “Yazık sana! Neyin var?” buyurdu. (Adam): “Kötü bir şey! (Köle) efendisinin bir cariyesine baktı; (efendisi) kıskandı ve onun tenasül uzvunu kesti” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Adamı bana getirin!” buyurdu. (Adam) arandı, fakat ele geçirilemedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Git, sen hürsün!” buyurdu. (Köle): “Ey Allah'ın Resûlü! Bana yardım etmek kimin üzerinedir?” dedi. (Peygamber): “Her müminin üzerine” -veya: “Her Müslümanın üzerine”- buyurdu.
Ebû Dâvûd dedi ki: Âzat edilen (kölenin) adı Ravh b. Dînâr idi.
Ebû Dâvûd dedi ki: Onun uzvunu kesen Zinbâ' idi.
Ebû Dâvûd dedi ki: Bu Zinbâ', Ebû Ravh'tır; kölenin efendisi idi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4519, Kitap 41, Hadis 26