Sizden elli kişi onlardan bir adam aleyhine yemin eder, o da ipiyle birlikte teslim edilir.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4520, Kitap 41, Hadis 27
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Ebû Hasme ve Râfi' b. Hadîc (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Muhayyısa b. Mes'ûd ile Abdullah b. Sehl Hayber tarafına gittiler ve hurmalıklar arasında birbirlerinden ayrıldılar. Abdullah b. Sehl öldürüldü. (Yakınları) Yahudileri itham ettiler. Bunun üzerine kardeşi Abdurrahman b. Sehl ile amcasının iki oğlu Huvayyısa ve Muhayyısa gelip Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) vardılar. Abdurrahman -ki onların en küçüğüydü- kardeşinin meselesi hakkında konuştu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Büyüğü (öne al), büyüğü!” -veya: “Büyük olan başlasın”- buyurdu. Bunun üzerine o ikisi arkadaşlarının meselesi hakkında konuştular. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden elli kişi onlardan bir adam aleyhine yemin eder, o da ipiyle birlikte (size) teslim edilir.” “Şahit olmadığımız bir iş! Nasıl yemin ederiz?” dediler. (Peygamber): “O hâlde Yahudiler, içlerinden elli kişinin yeminiyle size karşı (kendilerini) aklarlar” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! (Onlar) kâfir bir topluluk” dediler. (Râvi) dedi ki: Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun diyetini kendi tarafından ödedi. (Beşîr) dedi ki: Sehl şöyle dedi: Bir gün onların deve ağılına girdim; o develerden bir dişi deve ayağıyla bana bir tekme attı. Hammâd dedi ki: (Hadis) bu ya da buna benzer (şekildedir).

Ebû Dâvûd dedi ki: Bunu Bişr b. el-Mufaddal ve Mâlik, Yahyâ b. Saîd'den rivayet ettiler; (Yahyâ) bu rivayette: “Elli yemin edip arkadaşınızın -veya katilinizin- kanına hak kazanır mısınız?” dedi. Bişr “kan” kelimesini zikretmedi. Abde de Yahyâ'dan Hammâd'ın dediği gibi rivayet etti. İbn Uyeyne de bunu Yahyâ'dan rivayet etti ve (Peygamber'in) “Yahudiler, yemin ettikleri elli yeminle size karşı (kendilerini) aklarlar” sözüyle başladı; (yeminle) hak kazanmayı zikretmedi.

Ebû Dâvûd dedi ki: Bu, İbn Uyeyne'nin bir vehmidir (yanılgısıdır).

Sünen-i Ebû Dâvûd 4520, Kitap 41, Hadis 27

Arapça metin
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ بْنِ مَيْسَرَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، - الْمَعْنَى - قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، وَرَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، أَنَّ مُحَيِّصَةَ بْنَ مَسْعُودٍ، وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَهْلٍ، انْطَلَقَا قِبَلَ خَيْبَرَ فَتَفَرَّقَا فِي النَّخْلِ فَقُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَهْلٍ فَاتَّهَمُوا الْيَهُودَ فَجَاءَ أَخُوهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَهْلٍ وَابْنَا عَمِّهِ حُوَيِّصَةُ وَمُحَيِّصَةُ فَأَتَوُا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَتَكَلَّمَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ فِي أَمْرِ أَخِيهِ وَهُوَ أَصْغَرُهُمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْكُبْرَ الْكُبْرَ " . أَوْ قَالَ " لِيَبْدَإِ الأَكْبَرُ " . فَتَكَلَّمَا فِي أَمْرِ صَاحِبِهِمَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يُقْسِمُ خَمْسُونَ مِنْكُمْ عَلَى رَجُلٍ مِنْهُمْ فَيُدْفَعُ بِرُمَّتِهِ " . قَالُوا أَمْرٌ لَمْ نَشْهَدْهُ كَيْفَ نَحْلِفُ قَالَ " فَتُبَرِّئُكُمْ يَهُودُ بِأَيْمَانِ خَمْسِينَ مِنْهُمْ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَوْمٌ كُفَّارٌ . قَالَ فَوَدَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ قِبَلِهِ . قَالَ قَالَ سَهْلٌ دَخَلْتُ مِرْبَدًا لَهُمْ يَوْمًا فَرَكَضَتْنِي نَاقَةٌ مِنْ تِلْكَ الإِبِلِ رَكْضَةً بِرِجْلِهَا . قَالَ حَمَّادٌ هَذَا أَوْ نَحْوَهُ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ وَمَالِكٌ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ قَالَ فِيهِ " أَتَحْلِفُونَ خَمْسِينَ يَمِينًا وَتَسْتَحِقُّونَ دَمَ صَاحِبِكُمْ أَوْ قَاتِلِكُمْ " وَلَمْ يَذْكُرْ بِشْرٌ دَمًا وَقَالَ عَبْدَةُ عَنْ يَحْيَى كَمَا قَالَ حَمَّادٌ وَرَوَاهُ ابْنُ عُيَيْنَةَ عَنْ يَحْيَى فَبَدَأَ بِقَوْلِهِ " تُبَرِّئُكُمْ يَهُودُ بِخَمْسِينَ يَمِينًا يَحْلِفُونَ " . وَلَمْ يَذْكُرِ الاِسْتِحْقَاقَ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَهَذَا وَهَمٌ مِنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4520 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü