Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Tebük veya Hayber gazvesinden geldi. (Âişe'nin) sahvesinde (eşya bölmesinde) bir perde vardı. Bir rüzgâr esti ve perdenin bir kenarını, Âişe'nin oyuncak bebeklerinin üzerinden açtı. “Bu nedir ey Âişe?” buyurdu. “Bebeklerim” dedi. Onların arasında paçavralardan iki kanadı olan bir at gördü ve: “Ortalarında gördüğüm şu şey nedir?” buyurdu. “At” dedi. “Üzerindeki şu şey nedir?” buyurdu. “İki kanat” dedi. “İki kanatlı at ha!” buyurdu. “Süleymân'ın kanatlı atları olduğunu işitmedin mi?” dedi. (Âişe) dedi ki: Bunun üzerine azı dişlerini görünceye kadar güldü.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4932, Kitap 43, Hadis 160
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَوْفٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنِي عُمَارَةُ بْنُ غَزِيَّةَ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَهُ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، رضى الله عنها قَالَتْ قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ غَزْوَةِ تَبُوكَ أَوْ خَيْبَرَ وَفِي سَهْوَتِهَا سِتْرٌ فَهَبَّتْ رِيحٌ فَكَشَفَتْ نَاحِيَةَ السِّتْرِ عَنْ بَنَاتٍ لِعَائِشَةَ لُعَبٍ فَقَالَ " مَا هَذَا يَا عَائِشَةُ " . قَالَتْ بَنَاتِي . وَرَأَى بَيْنَهُنَّ فَرَسًا لَهُ جَنَاحَانِ مِنْ رِقَاعٍ فَقَالَ " مَا هَذَا الَّذِي أَرَى وَسْطَهُنَّ " . قَالَتْ فَرَسٌ . قَالَ " وَمَا هَذَا الَّذِي عَلَيْهِ " . قَالَتْ جَنَاحَانِ . قَالَ " فَرَسٌ لَهُ جَنَاحَانِ " . قَالَتْ أَمَا سَمِعْتَ أَنَّ لِسُلَيْمَانَ خَيْلاً لَهَا أَجْنِحَةٌ قَالَتْ فَضَحِكَ حَتَّى رَأَيْتُ نَوَاجِذَهُ .