Abdullah b. Zeyd: İnşallah bu gerçek bir rüyadır; Bilâl ile kalk, gördüğünü ona söyle.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 499, Kitap 2, Hadis 109
Hasen Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Zeyd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), insanları namaz için toplamak üzere çalınacak bir çan yapılmasını emredince, ben uyurken elinde çan taşıyan bir adam etrafımda dolaştı. “Ey Allah'ın kulu! Çanı satar mısın?” dedim. “Onu ne yapacaksın?” dedi. “Onunla (insanları) namaza çağıracağız” dedim. “Sana bundan daha hayırlı olanı göstereyim mi?” dedi. Ona “Evet” dedim. (Abdullah) dedi ki: O da şöyle dedi: Şöyle dersin: “Allâhu ekber, Allâhu ekber, Allâhu ekber, Allâhu ekber. Eşhedü en lâ ilâhe illallah, eşhedü en lâ ilâhe illallah. Eşhedü enne Muhammeden resûlullah, eşhedü enne Muhammeden resûlullah. Hayye ale's-salâh, hayye ale's-salâh. Hayye ale'l-felâh, hayye ale'l-felâh. Allâhu ekber, Allâhu ekber. Lâ ilâhe illallah. (Allah en büyüktür. Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Şahitlik ederim ki Muhammed Allah'ın resûlüdür. Haydin namaza! Haydin kurtuluşa! Allah en büyüktür. Allah'tan başka ilah yoktur.)” (Abdullah) dedi ki: Sonra benden biraz geri çekildi, sonra şöyle dedi: Namaz için kamet getirdiğinde de şöyle dersin: “Allâhu ekber, Allâhu ekber. Eşhedü en lâ ilâhe illallah. Eşhedü enne Muhammeden resûlullah. Hayye ale's-salâh. Hayye ale'l-felâh. Kad kâmeti's-salâh, kad kâmeti's-salâh (Namaz başladı). Allâhu ekber, Allâhu ekber. Lâ ilâhe illallah.” Sabah olunca Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip gördüğümü ona haber verdim. Şöyle buyurdu: “İnşallah bu, gerçek bir rüyadır. Bilâl ile birlikte kalk ve gördüğünü ona söyle, o da onunla ezan okusun; çünkü onun sesi seninkinden daha gürdür.” Bilâl ile birlikte kalktım; ben ona söylemeye başladım, o da onunla ezan okuyordu. (Abdullah) dedi ki: Ömer b. el-Hattâb evindeyken bunu işitti; ridâsını sürükleyerek çıktı ve “Seni hak ile gönderene yemin olsun ki ey Allah'ın Resûlü, ben de onun gördüğünün benzerini gördüm” diyordu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Hamd Allah'a mahsustur” buyurdu.

Ebû Dâvûd dedi ki: Zührî'nin Saîd b. el-Müseyyeb'den, onun da Abdullah b. Zeyd'den rivayeti de böyledir. İbn İshâk, Zührî'den (naklen) bu rivayette “Allâhu ekber, Allâhu ekber, Allâhu ekber, Allâhu ekber” dedi. Ma'mer ve Yûnus ise Zührî'den (naklen) bu rivayette “Allâhu ekber, Allâhu ekber” dediler; (tekbiri) iki kez tekrarlamadılar.

Sünen-i Ebû Dâvûd 499, Kitap 2, Hadis 109

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ الطُّوسِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ الْحَارِثِ التَّيْمِيُّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ رَبِّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ زَيْدٍ، قَالَ لَمَّا أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالنَّاقُوسِ يُعْمَلُ لِيُضْرَبَ بِهِ لِلنَّاسِ لِجَمْعِ الصَّلاَةِ طَافَ بِي وَأَنَا نَائِمٌ رَجُلٌ يَحْمِلُ نَاقُوسًا فِي يَدِهِ فَقُلْتُ يَا عَبْدَ اللَّهِ أَتَبِيعُ النَّاقُوسَ قَالَ وَمَا تَصْنَعُ بِهِ فَقُلْتُ نَدْعُو بِهِ إِلَى الصَّلاَةِ . قَالَ أَفَلاَ أَدُلُّكَ عَلَى مَا هُوَ خَيْرٌ مِنْ ذَلِكَ فَقُلْتُ لَهُ بَلَى . قَالَ فَقَالَ تَقُولُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ قَالَ ثُمَّ اسْتَأْخَرَ عَنِّي غَيْرَ بَعِيدٍ ثُمَّ قَالَ وَتَقُولُ إِذَا أَقَمْتَ الصَّلاَةَ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ قَدْ قَامَتِ الصَّلاَةُ قَدْ قَامَتِ الصَّلاَةُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَلَمَّا أَصْبَحْتُ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ بِمَا رَأَيْتُ فَقَالَ " إِنَّهَا لَرُؤْيَا حَقٌّ إِنْ شَاءَ اللَّهُ فَقُمْ مَعَ بِلاَلٍ فَأَلْقِ عَلَيْهِ مَا رَأَيْتَ فَلْيُؤَذِّنْ بِهِ فَإِنَّهُ أَنْدَى صَوْتًا مِنْكَ " . فَقُمْتُ مَعَ بِلاَلٍ فَجَعَلْتُ أُلْقِيهِ عَلَيْهِ وَيُؤَذِّنُ بِهِ - قَالَ - فَسَمِعَ ذَلِكَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَهُوَ فِي بَيْتِهِ فَخَرَجَ يَجُرُّ رِدَاءَهُ وَيَقُولُ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدْ رَأَيْتُ مِثْلَ مَا رَأَى . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَلِلَّهِ الْحَمْدُ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَكَذَا رِوَايَةُ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ وَقَالَ فِيهِ ابْنُ إِسْحَاقَ عَنِ الزُّهْرِيِّ " اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ " . وَقَالَ مَعْمَرٌ وَيُونُسُ عَنِ الزُّهْرِيِّ فِيهِ " اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ " . لَمْ يُثَنِّيَا .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 499 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü