Abbâs b. Sehl tariki: Rükûdan kalkınca "Semiallâhu limen hamideh, Allahümme rabbenâ leke'l-hamd" dedi.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 733, Kitap 2, Hadis 343
Zayıf
Türkçe meal

Muhammed b. Amr b. Atâ, Abbâs -ya da Ayyâş- b. Sehl es-Sâidî'den şöyle rivayet etti:

(Abbâs) babasının da bulunduğu bir mecliste idi -babası Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabındandı-; mecliste Ebû Hüreyre, Ebû Humeyd es-Sâidî ve Ebû Üseyd de vardı. (Ravi) bu haberi biraz fazla veya eksik olarak (rivayet etti). Bunda şöyle dedi: Sonra başını -yani rükûdan- kaldırdı ve “Semiallâhu limen hamideh, Allahümme rabbenâ leke'l-hamd (Allah kendisine hamdedeni işitti; Allah'ım, Rabbimiz! Hamd sana mahsustur)” dedi ve ellerini kaldırdı. Sonra “Allahu ekber” dedi ve secde etti; secde hâlindeyken avuçları, dizleri ve ayaklarının ön kısımları üzerinde durdu. Sonra tekbir alıp oturdu; teverrük etti ve diğer ayağını dikti. Sonra tekbir alıp secde etti. Sonra tekbir alıp kalktı; teverrük etmedi. Sonra hadisi (sonuna kadar) anlattı. Şöyle dedi: Sonra iki rekâttan sonra oturdu; nihayet kıyama kalkmak istediğinde tekbirle kalktı. Sonra diğer iki rekâtı kıldı. (Ravi) teşehhütte teverrükü zikretmedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd 733, Kitap 2, Hadis 343

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَبُو بَدْرٍ، حَدَّثَنِي زُهَيْرٌ أَبُو خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ الْحُرِّ، حَدَّثَنِي عِيسَى بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، أَحَدِ بَنِي مَالِكٍ عَنْ عَبَّاسٍ، - أَوْ عَيَّاشِ - بْنِ سَهْلٍ السَّاعِدِيِّ أَنَّهُ كَانَ فِي مَجْلِسٍ فِيهِ أَبُوهُ وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَفِي الْمَجْلِسِ أَبُو هُرَيْرَةَ وَأَبُو حُمَيْدٍ السَّاعِدِيُّ وَأَبُو أُسَيْدٍ بِهَذَا الْخَبَرِ يَزِيدُ أَوْ يَنْقُصُ قَالَ فِيهِ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ - يَعْنِي مِنَ الرُّكُوعِ - فَقَالَ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ اللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ " . وَرَفَعَ يَدَيْهِ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُ أَكْبَرُ " . فَسَجَدَ فَانْتَصَبَ عَلَى كَفَّيْهِ وَرُكْبَتَيْهِ وَصُدُورِ قَدَمَيْهِ وَهُوَ سَاجِدٌ ثُمَّ كَبَّرَ فَجَلَسَ فَتَوَرَّكَ وَنَصَبَ قَدَمَهُ الأُخْرَى ثُمَّ كَبَّرَ فَسَجَدَ ثُمَّ كَبَّرَ فَقَامَ وَلَمْ يَتَوَرَّكْ ثُمَّ سَاقَ الْحَدِيثَ قَالَ ثُمَّ جَلَسَ بَعْدَ الرَّكْعَتَيْنِ حَتَّى إِذَا هُوَ أَرَادَ أَنْ يَنْهَضَ لِلْقِيَامِ قَامَ بِتَكْبِيرَةٍ ثُمَّ رَكَعَ الرَّكْعَتَيْنِ الأُخْرَيَيْنِ وَلَمْ يَذْكُرِ التَّوَرُّكَ فِي التَّشَهُّدِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 733 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü