Ebû Humeyd es-Sâidî on sahâbînin yanında Resûlullah'ın namazını anlattı; onlar doğru söyledin dediler.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 1061, Kitap 5, Hadis 259
Sahih
Türkçe meal

Ebû Humeyd es-Sâidî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından, aralarında Ebû Katâde'nin de bulunduğu on kişi arasında iken Ebû Humeyd şöyle dedi: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) namazını en iyi bileniniz benim.” Onlar: “Neden? Vallahi sen ona bizden daha çok tâbi olmuş değilsin, sohbetinde de bizden daha eski değilsin” dediler. (Ebû Humeyd): “Evet (öyledir)” dedi. “Öyleyse anlat” dediler. Şöyle dedi: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namaza kalktığında tekbir alır, sonra ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırır ve her uzvu yerine otururdu. Sonra kıraat eder, sonra tekbir alıp ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırırdı. Sonra rükû eder, avuçlarını dayanarak dizlerinin üzerine koyardı; başını ne aşağı sarkıtır ne de yukarı kaldırır, dümdüz tutardı. Sonra 'Semiallâhü limen hamideh (Allah kendisine hamdedeni işitir)' der ve ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırırdı; ta ki her kemik yerine otursun. Sonra yere iner, kollarını yanlarından uzak tutardı. Sonra başını kaldırır, sol ayağını büküp üzerine otururdu; secde ettiğinde de ayak parmaklarını bükerdi. Sonra (tekrar) secde eder, sonra tekbir alıp sol ayağının üzerine otururdu; ta ki her kemiği yerine dönsün. Sonra kalkar, diğer rekâtta da aynısını yapardı. Sonra iki rekâttan kalktığında, namaza başlarken yaptığı gibi ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırırdı. Sonra namazının geri kalanını da böyle kılardı. Nihayet ardından selam verilecek secde olunca ayaklarından birini geri çeker ve teverrük ederek sol yanı üzerine otururdu.” Onlar: “Doğru söyledin; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) böyle namaz kılardı” dediler.

Sünen-i İbn Mâce 1061, Kitap 5, Hadis 259

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حُمَيْدٍ السَّاعِدِيَّ، فِي عَشْرَةٍ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِيهِمْ أَبُو قَتَادَةَ فَقَالَ أَبُو حُمَيْدٍ أَنَا أَعْلَمُكُمْ بِصَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ . قَالُوا لِمَ فَوَاللَّهِ مَا كُنْتَ بِأَكْثَرِنَا لَهُ تَبَعَةً وَلاَ أَقْدَمَنَا لَهُ صُحْبَةً . قَالَ بَلَى . قَالُوا فَاعْرِضْ . قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ كَبَّرَ ثُمَّ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ وَيَقِرَّ كُلُّ عُضْوٍ مِنْهُ فِي مَوْضِعِهِ ثُمَّ يَقْرَأُ ثُمَّ يُكَبِّرُ وَيَرْفَعُ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ يَرْكَعُ وَيَضَعُ رَاحَتَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ مُعْتَمِدًا لاَ يَصُبُّ رَأْسَهُ وَلاَ يُقْنِعُ مُعْتَدِلاً ثُمَّ يَقُولُ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ " . وَيَرْفَعُ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ حَتَّى يَقِرَّ كُلُّ عَظْمٍ إِلَى مَوْضِعِهِ ثُمَّ يَهْوِي إِلَى الأَرْضِ وَيُجَافِي يَدَيْهِ عَنْ جَنْبَيْهِ ثُمَّ يَرْفَعُ رَأْسَهُ وَيَثْنِي رِجْلَهُ الْيُسْرَى فَيَقْعُدُ عَلَيْهَا وَيَفْتَخُ أَصَابِعَ رِجْلَيْهِ إِذَا سَجَدَ ثُمَّ يَسْجُدُ ثُمَّ يُكَبِّرُ وَيَجْلِسُ عَلَى رِجْلِهِ الْيُسْرَى حَتَّى يَرْجِعَ كُلُّ عَظْمٍ مِنْهُ إِلَى مَوْضِعِهِ ثُمَّ يَقُومُ فَيَصْنَعُ فِي الرَّكْعَةِ الأُخْرَى مِثْلَ ذَلِكَ ثُمَّ إِذَا قَامَ مِنَ الرَّكْعَتَيْنِ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ كَمَا صَنَعَ عِنْدَ افْتِتَاحِ الصَّلاَةِ ثُمَّ يُصَلِّي بَقِيَّةَ صَلاَتِهِ هَكَذَا حَتَّى إِذَا كَانَتِ السَّجْدَةُ الَّتِي يَنْقَضِي فِيهَا التَّسْلِيمُ أَخَّرَ إِحْدَى رِجْلَيْهِ وَجَلَسَ عَلَى شِقِّهِ الأَيْسَرِ مُتَوَرِّكًا . قَالُوا صَدَقْتَ هَكَذَا كَانَ يُصَلِّي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 1061 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü