Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize hutbe okudu ve şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Ölmeden önce Allah'a tövbe edin. Meşgul olmadan önce salih amellere koşun. Rabbinizle aranızdaki bağı, O'nu çokça anarak, gizli ve açık çokça sadaka vererek kurun ki rızıklandırılasınız, yardım göresiniz ve durumunuz düzelsin.
Bilin ki Allah, bu makamımda, bu günümde, bu ayımda, bu yılımda kıyamet gününe kadar cumayı size farz kılmıştır. Kim benim hayatımda ya da benden sonra, adil veya zalim bir imamı (yöneticisi) varken onu hafife alarak ya da inkâr ederek terk ederse, Allah onun dağınık işlerini toparlamasın, işini de bereketli kılmasın. Dikkat edin! Tövbe edinceye kadar onun ne namazı vardır, ne zekâtı vardır, ne haccı vardır, ne orucu vardır, ne de iyiliği vardır. Kim tövbe ederse Allah onun tövbesini kabul eder.
Dikkat edin! Hiçbir kadın bir erkeğe imam olmasın, hiçbir bedevi bir muhacire imam olmasın, hiçbir günahkâr (fâcir) bir mümine imam olmasın; ancak (fâcir), kılıcından ve kamçısından korkulan bir güç (saltanat) ile onu zorlarsa başka.”
Sünen-i İbn Mâce 1081, Kitap 5, Hadis 279