Abdurrahman b. Ka'b b. Mâlik şöyle anlattı:
Babamın gözleri görmez olduğunda ona yol gösterirdim. Onu cumaya götürdüğümde ezanı işitince Ebû Ümâme Es'ad b. Zürâre için mağfiret diler ve ona dua ederdi. Bir süre bunu ondan işittim. Sonra içimden şöyle dedim: “Vallahi bu bir acizliktir! Cuma ezanını her işittiğinde onun Ebû Ümâme için mağfiret dilediğini ve ona dua ettiğini işitiyorum da bunun niçin olduğunu ona sormuyorum.” Onu yine eskiden götürdüğüm gibi cumaya götürdüm. Ezanı işitince her zaman yaptığı gibi mağfiret diledi. Ona şöyle dedim: “Babacığım! Cuma ezanını her işittiğinde Es'ad b. Zürâre'ye dua etmenin sebebi nedir?” Şöyle dedi: “Yavrucuğum! O, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke'den gelmeden önce, Harretü Benî Beyâda'daki bir çukurlukta bulunan Nakîu'l-Hadımât'ta bize cuma namazını ilk kıldıran kimseydi.” “O gün kaç kişiydiniz?” diye sordum. “Kırk erkek” dedi.
Sünen-i İbn Mâce 1082, Kitap 5, Hadis 280