Zıhâr yapıp hanımıyla birlikte olan Seleme b. Sahr'a köle azat etmesi, iki ay oruç tutması ya da altmış yoksulu doyurması emredildi.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 2062, Kitap 10, Hadis 47
Zayıf
Türkçe meal

Seleme b. Sahr el-Beyâdî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ben kadınlara çok düşkün bir adamdım; bu konuda benim kadar nasibi olan bir adam bilmiyordum. Ramazan girince, Ramazan çıkıncaya kadar hanımıma zıhâr yaptım. Bir gece o benimle konuşurken bir yeri açılıverdi; hemen üzerine atılıp onunla birlikte oldum. Sabah olunca kavmime gittim, durumumu onlara anlattım ve: “Benim için Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sorun.” dedim. Onlar: “Biz bunu yapmayız; yoksa Allah hakkımızda bir âyet indirir ya da Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) hakkımızda bir söz çıkar da ayıbı üzerimizde kalır. Fakat seni suçunla baş başa bırakacağız; sen git, durumunu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) kendin anlat.” dediler. Bunun üzerine çıkıp ona vardım ve durumu haber verdim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bunu yapan sen misin?” buyurdu. “Bunu yapan benim. İşte ey Allah'ın Resûlü, Allah'ın hakkımdaki hükmüne sabredeceğim.” dedim. “Öyleyse bir köle azat et.” buyurdu. “Seni hak ile gönderene yemin ederim ki şu boynumdan başka bir şeye sahip değilim.” dedim. “Öyleyse iki ay art arda oruç tut.” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Başıma gelen bu belâ da oruçtan başka bir sebeple mi geldi?” dedim. “Öyleyse sadaka ver ve altmış yoksulu doyur.” buyurdu. “Seni hak ile gönderene yemin ederim ki bu geceyi akşam yemeğimiz olmadan geçirdik.” dedim. “Öyleyse Benî Zürayk'ın sadaka (zekât) görevlisine git, ona söyle de onu sana versin; altmış yoksulu doyur, kalanından da sen faydalan.” buyurdu.

Sünen-i İbn Mâce 2062, Kitap 10, Hadis 47

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ صَخْرٍ الْبَيَاضِيِّ، قَالَ كُنْتُ امْرَأً أَسْتَكْثِرُ مِنَ النِّسَاءِ لاَ أُرَى رَجُلاً كَانَ يُصِيبُ مِنْ ذَلِكَ مَا أُصِيبُ فَلَمَّا دَخَلَ رَمَضَانُ ظَاهَرْتُ مِنِ امْرَأَتِي حَتَّى يَنْسَلِخَ رَمَضَانُ فَبَيْنَمَا هِيَ تُحَدِّثُنِي ذَاتَ لَيْلَةٍ انْكَشَفَ لِي مِنْهَا شَىْءٌ فَوَثَبْتُ عَلَيْهَا فَوَاقَعْتُهَا فَلَمَّا أَصْبَحْتُ غَدَوْتُ عَلَى قَوْمِي فَأَخْبَرْتُهُمْ خَبَرِي وَقُلْتُ لَهُمْ سَلُوا لِي رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ . فَقَالُوا مَا كُنَّا لِنَفْعَلَ إِذًا يُنْزِلَ اللَّهُ فِينَا كِتَابًا أَوْ يَكُونَ فِينَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَوْلٌ فَيَبْقَى عَلَيْنَا عَارُهُ وَلَكِنْ سَوْفَ نُسَلِّمُكَ لِجَرِيرَتِكَ اذْهَبْ أَنْتَ فَاذْكُرْ شَأْنَكَ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ . قَالَ فَخَرَجْتُ حَتَّى جِئْتُهُ فَأَخْبَرْتُهُ الْخَبَرَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَنْتَ بِذَاكَ " . فَقُلْتُ أَنَا بِذَاكَ وَهَا أَنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ صَابِرٌ لِحُكْمِ اللَّهِ عَلَىَّ . قَالَ " فَأَعْتِقْ رَقَبَةً " . قَالَ قُلْتُ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ مَا أَصْبَحْتُ أَمْلِكُ إِلاَّ رَقَبَتِي هَذِهِ . قَالَ " فَصُمْ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ " . قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَهَلْ دَخَلَ عَلَىَّ مَا دَخَلَ مِنَ الْبَلاَءِ إِلاَّ بِالصَّوْمِ قَالَ " فَتَصَدَّقْ وَأَطْعِمْ سِتِّينَ مِسْكِينًا " . قَالَ قُلْتُ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ لَقَدْ بِتْنَا لَيْلَتَنَا هَذِهِ مَا لَنَا عَشَاءٌ . قَالَ " فَاذْهَبْ إِلَى صَاحِبِ صَدَقَةِ بَنِي زُرَيْقٍ فَقُلْ لَهُ فَلْيَدْفَعْهَا إِلَيْكَ وَأَطْعِمْ سِتِّينَ مِسْكِينًا وَانْتَفِعْ بِبَقِيَّتِهَا " .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 2062 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü