Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Bir gazvede Peygamber'le (sallallahu aleyhi ve sellem) birlikteydim. Bana: “Şu su deveni bir dinara satar mısın? Allah seni bağışlasın” buyurdu. Ben: “Ey Allah'ın Resûlü! Medine'ye vardığımda o sizin su deveniz olsun” dedim. “Onu iki dinara satar mısın? Allah seni bağışlasın” buyurdu. (Câbir) dedi ki: Bana dinar dinar artırmaya devam etti ve her dinarın yerine “Allah seni bağışlasın” diyordu; nihayet yirmi dinara ulaştı. Medine'ye vardığımda su devesinin başından tutup onu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdim. Şöyle buyurdu: “Ey Bilâl! Ona heybeden (eşya torbasından) yirmi dinar ver.” Ve: “Su deveni al, onu ailene götür” buyurdu.
Sünen-i İbn Mâce 2205, Kitap 12, Hadis 69
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي غَزْوَةٍ فَقَالَ لِي " أَتَبِيعُ نَاضِحَكَ هَذَا بِدِينَارٍ وَاللَّهُ يَغْفِرُ لَكَ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هُوَ نَاضِحُكُمْ إِذَا أَتَيْتُ الْمَدِينَةَ . قَالَ " فَتَبِيعُهُ بِدِينَارَيْنِ وَاللَّهُ يَغْفِرُ لَكَ " . قَالَ فَمَا زَالَ يَزِيدُنِي دِينَارًا دِينَارًا وَيَقُولُ مَكَانَ كُلِّ دِينَارٍ " وَاللَّهُ يَغْفِرُ لَكَ " . حَتَّى بَلَغَ عِشْرِينَ دِينَارًا فَلَمَّا أَتَيْتُ الْمَدِينَةَ أَخَذْتُ بِرَأْسِ النَّاضِحِ فَأَتَيْتُ بِهِ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ " يَا بِلاَلُ أَعْطِهِ مِنَ الْعَيْبَةِ عِشْرِينَ دِينَارًا " . وَقَالَ " انْطَلِقْ بِنَاضِحِكَ وَاذْهَبْ بِهِ إِلَى أَهْلِكَ " .