Peygamber cinnetli bedeviyi Fâtiha, Âyetü'l-Kürsî ve Muavvizeteyn ile Allah'a sığındırdı, o da iyileşti.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 3549, Kitap 31, Hadis 114
Zayıf
Türkçe meal

Ebû Leylâ (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında oturuyordum. Derken bir bedevi ona geldi ve: “Benim hasta bir kardeşim var” dedi. “Kardeşinin hastalığı nedir?” buyurdu. “Onda hafif bir cinnet (lemem) var” dedi. “Git, onu bana getir” buyurdu. (Bedevi) gidip onu getirdi. (Peygamber) onu önüne oturttu. Onu Fâtihatü'l-Kitâb ile, Bakara'nın başından dört âyet, ortasından iki âyet -“İlahınız tek bir ilahtır” (Bakara 2/163)- ve Âyetü'l-Kürsî ile, sonundan üç âyet ile; Âl-i İmrân'dan bir âyet ile -sanırım “Allah, kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti” (Âl-i İmrân 3/18) dedi-, A'râf'tan bir âyet ile: “Şüphesiz Rabbiniz, ... yaratan Allah'tır” (A'râf 7/54) âyeti, Mü'minûn'dan bir âyet ile: “Kim Allah ile birlikte, hakkında hiçbir delili bulunmayan başka bir ilaha taparsa...” (Mü'minûn 23/117), Cin sûresinden bir âyet ile: “Rabbimizin şanı yücedir; O, ne bir eş ne de bir çocuk edinmiştir” (Cin 72/3), Saffât'ın başından on âyet ile, Haşr'in sonundan üç âyet ile, “De ki: O Allah birdir” (İhlâs 112/1) ve Muavvizeteyn ile (Allah'a) sığındırdığını işittim. Bunun üzerine bedevi iyileşmiş olarak kalktı; onda hiçbir rahatsızlık kalmamıştı.

Sünen-i İbn Mâce 3549, Kitap 31, Hadis 114

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ حَيَّانَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا أَبُو جَنَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَبِيهِ أَبِي لَيْلَى، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا عِنْدَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذْ جَاءَهُ أَعْرَابِيٌّ فَقَالَ إِنَّ لِي أَخًا وَجِعًا . قَالَ " مَا وَجَعُ أَخِيكَ " . قَالَ بِهِ لَمَمٌ . قَالَ " اذْهَبْ فَأْتِنِي بِهِ " . قَالَ فَذَهَبَ فَجَاءَ بِهِ فَأَجْلَسَهُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَسَمِعْتُهُ عَوَّذَهُ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ وَأَرْبَعِ آيَاتٍ مِنْ أَوَّلِ الْبَقَرَةِ وَآيَتَيْنِ مِنْ وَسَطِهَا وَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ وَآيَةِ الْكُرْسِيِّ وَثَلاَثِ آيَاتٍ مِنْ خَاتِمَتِهَا وَآيَةٍ مِنْ آلِ عِمْرَانَ - أَحْسِبُهُ قَالَ {شَهِدَ اللَّهُ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ} - وَآيَةٍ مِنَ الأَعْرَافِ {إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ} الآيَةَ وَآيَةٍ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ {وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللَّهِ إِلهًا آخَرَ لاَ بُرْهَانَ لَهُ بِهِ } وَآيَةٍ مِنَ الْجِنِّ {وَأَنَّهُ تَعَالَى جَدُّ رِبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلاَ وَلَدًا} وَعَشْرِ آيَاتٍ مِنْ أَوَّلِ الصَّافَّاتِ وَثَلاَثِ آيَاتٍ مِنْ آخِرِ الْحَشْرِ وَ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ } وَالْمُعَوِّذَتَيْنِ . فَقَامَ الأَعْرَابِيُّ قَدْ بَرَأَ لَيْسَ بِهِ بَأْسٌ .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 3549 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü