Kılıcın parıltısının gözünü kamaştırmasından korkarsan cübbenin ucunu yüzüne at; o, kendi ve senin günahını yüklensin.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 3958, Kitap 36, Hadis 33
Sahih
Türkçe meal

Ebû Zer (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ey Ebû Zer! İnsanlara, bir evin -yani kabrin- bir köle karşılığında değer bulacağı bir ölüm isabet ettiğinde sen nasıl olursun?” Ben: “Allah ve Resûlü benim için ne seçerse” -yahut: “Allah ve Resûlü daha iyi bilir”- dedim. “Sabret” buyurdu. (Sonra): “İnsanlara, mescidine gelip de yatağına dönemeyeceğin ve yatağından kalkıp mescidine gidemeyeceğin bir açlık isabet ettiğinde sen nasıl olursun?” buyurdu. Ben: “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” -yahut: “Allah ve Resûlü benim için ne seçerse”- dedim. “İffete (haramdan sakınmaya) sarıl” buyurdu. Sonra: “İnsanlara, Hicâretü'z-Zeyt'in kana boğulacağı bir öldürme isabet ettiğinde sen nasıl olursun?” buyurdu. “Allah ve Resûlü benim için ne seçerse” dedim. “Kendisinden olduğun kimselere katıl” buyurdu. Ben: “Ey Allah'ın Resûlü! Kılıcımı alıp bunu yapanlara onunla vurmayayım mı?” dedim. “O takdirde o topluluğa ortak olmuş olursun. Bilakis evine gir” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Ya evime girilirse?” dedim. Şöyle buyurdu: “Eğer kılıcın parıltısının gözünü kamaştırmasından korkarsan, cübbenin ucunu yüzüne at; o da kendi günahını ve senin günahını yüklenip cehennem ehlinden olsun.”

Sünen-i İbn Mâce 3958, Kitap 36, Hadis 33

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، عَنِ الْمُشَعَّثِ بْنِ طَرِيفٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " كَيْفَ أَنْتَ يَا أَبَا ذَرٍّ وَمَوْتًا يُصِيبُ النَّاسَ حَتَّى يُقَوَّمَ الْبَيْتُ بِالْوَصِيفِ " . يَعْنِي الْقَبْرَ قُلْتُ مَا خَارَ اللَّهُ لِي وَرَسُولُهُ - أَوْ قَالَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ - قَالَ " تَصَبَّرْ " . قَالَ " كَيْفَ أَنْتَ وَجُوعًا يُصِيبُ النَّاسَ حَتَّى تَأْتِيَ مَسْجِدَكَ فَلاَ تَسْتَطِيعَ أَنْ تَرْجِعَ إِلَى فِرَاشِكَ وَلاَ تَسْتَطِيعَ أَنْ تَقُومَ مِنْ فِرَاشِكَ إِلَى مَسْجِدِكَ " . قَالَ قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ أَوْ - مَا خَارَ اللَّهُ لِي وَرَسُولُهُ - قَالَ " عَلَيْكَ بِالْعِفَّةِ " . ثُمَّ قَالَ " كَيْفَ أَنْتَ وَقَتْلاً يُصِيبُ النَّاسَ حَتَّى تُغْرَقَ حِجَارَةُ الزَّيْتِ بِالدَّمِ " . قُلْتُ مَا خَارَ اللَّهُ لِي وَرَسُولُهُ . قَالَ " الْحَقْ بِمَنْ أَنْتَ مِنْهُ " . قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلاَ آخُذُ بِسَيْفِي فَأَضْرِبَ بِهِ مَنْ فَعَلَ ذَلِكَ قَالَ " شَارَكْتَ الْقَوْمَ إِذًا وَلَكِنِ ادْخُلْ بَيْتَكَ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَإِنْ دُخِلَ بَيْتِي قَالَ " إِنْ خَشِيتَ أَنْ يَبْهَرَكَ شُعَاعُ السَّيْفِ فَأَلْقِ طَرَفَ رِدَائِكَ عَلَى وَجْهِكَ فَيَبُوءَ بِإِثْمِهِ وَإِثْمِكَ فَيَكُونَ مِنْ أَصْحَابِ النَّارِ " .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 3958 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü