Doksan dokuz defter bir kefeye, kelime-i şehadet yazılı kart öbür kefeye konur; defterler hafif gelir, kart ağır basar.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 4300, Kitap 37, Hadis 201
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Amr (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kıyamet günü ümmetimden bir adam bütün yaratılmışların gözü önünde çağrılır. Ona, her biri göz alabildiğine uzanan doksan dokuz defter açılır. Sonra Allah (azze ve celle): ‘Bunlardan herhangi bir şeyi inkâr ediyor musun?’ buyurur. Adam: ‘Hayır, ey Rabbim!’ der. (Allah): ‘(Amelleri) koruyup yazan yazıcılarım sana zulmetti mi?’ buyurur. Sonra: ‘Bir özrün var mı? Bir iyiliğin var mı?’ buyurur. Adam korkuya kapılır ve: ‘Hayır’ der. (Allah): ‘Evet, var! Bizim katımızda senin iyiliklerin vardır; bugün sana asla zulmedilmez’ buyurur. Bunun üzerine onun için içinde ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve enne Muhammeden abdühû ve resûlüh’ (Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim) yazılı bir kart (bitâka) çıkarılır. Adam: ‘Ey Rabbim! Bu defterlerin yanında bu kart nedir ki?’ der. (Allah): ‘Sana zulmedilmez’ buyurur. Defterler (terazinin) bir kefesine, kart da (öbür) kefesine konur. Defterler hafif gelip kalkar, kart ağır basar.”

Muhammed b. Yahyâ dedi ki: Bitâka, kâğıt parçası (ruk'a) demektir; Mısır halkı kâğıt parçasına bitâka der.

Sünen-i İbn Mâce 4300, Kitap 37, Hadis 201

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، حَدَّثَنِي عَامِرُ بْنُ يَحْيَى، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْحُبُلِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " يُصَاحُ بِرَجُلٍ مِنْ أُمَّتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى رُءُوسِ الْخَلاَئِقِ فَيُنْشَرُ لَهُ تِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ سِجِلاًّ كُلُّ سِجِلٍّ مَدَّ الْبَصَرِ ثُمَّ يَقُولُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ هَلْ تُنْكِرُ مِنْ هَذَا شَيْئًا فَيَقُولُ لاَ يَا رَبِّ فَيَقُولُ أَظَلَمَتْكَ كَتَبَتِي الْحَافِظُونَ ثُمَّ يَقُولُ أَلَكَ عُذْرٌ أَلَكَ حَسَنَةٌ فَيُهَابُ الرَّجُلُ فَيَقُولُ لاَ . فَيَقُولُ بَلَى إِنَّ لَكَ عِنْدَنَا حَسَنَاتٍ وَإِنَّهُ لاَ ظُلْمَ عَلَيْكَ الْيَوْمَ فَتُخْرَجُ لَهُ بِطَاقَةٌ فِيهَا أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ قَالَ فَيَقُولُ يَا رَبِّ مَا هَذِهِ الْبِطَاقَةُ مَعَ هَذِهِ السِّجِلاَّتِ فَيَقُولُ إِنَّكَ لاَ تُظْلَمُ . فَتُوضَعُ السِّجِلاَّتُ فِي كِفَّةٍ وَالْبِطَاقَةُ فِي كِفَّةٍ فَطَاشَتِ السِّجِلاَّتُ وَثَقُلَتِ الْبِطَاقَةُ " . قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى الْبِطَاقَةُ الرُّقْعَةُ وَأَهْلُ مِصْرَ يَقُولُونَ لِلرُّقْعَةِ بِطَاقَةً

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 4300 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü