Kim İslâm'da güzel bir çığır açarsa onun ve onunla amel edenlerin sevabı ona vardır; kötü çığır açana da günahları.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1017a, Kitap 12, Hadis 88
Türkçe meal

Cerîr (b. Abdullah) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Günün ilk saatlerinde Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındaydık. Yanına yalınayak, çıplak, çizgili yün örtülere ya da abalara bürünmüş, kılıçlarını kuşanmış bir topluluk geldi. Çoğu —hatta hepsi— Mudar'dandı. Onlarda gördüğü yoksulluk sebebiyle Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünün rengi değişti. (Evine) girdi, sonra çıktı ve Bilâl'e emretti; o da ezan okudu ve kamet getirdi. Namazı kıldırdı, sonra hutbe okudu ve şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan Rabbinizden korkun...” (Nisâ 4/1) âyetini sonuna, “Şüphesiz Allah üzerinizde gözetleyicidir” kısmına kadar okudu. Haşr sûresindeki şu âyeti de okudu: “Allah'tan korkun; herkes yarın için önceden ne gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun.” (Haşr 59/18) “Kişi dinarından, dirheminden, elbisesinden, bir sâ' buğdayından, bir sâ' hurmasından sadaka versin” buyurdu; hatta “yarım hurmayla da olsa” buyurdu.

Ensâr'dan bir adam, eli neredeyse taşımaktan âciz kalacağı —hatta âciz kaldığı— bir kese getirdi. Sonra insanlar art arda geldiler; nihayet yiyecekten ve elbiseden iki yığın gördüm. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünün altın yaldızlı gibi parladığını gördüm. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim İslâm'da güzel bir çığır açarsa, onun sevabı ve kendisinden sonra onunla amel edenlerin sevabı, onların sevaplarından hiçbir şey eksilmeksizin ona vardır. Kim de İslâm'da kötü bir çığır açarsa, onun günahı ve kendisinden sonra onunla amel edenlerin günahı, onların günahlarından hiçbir şey eksilmeksizin onun üzerinedir.”

Sahîh-i Müslim 1017a, Kitap 12, Hadis 88

Arapça metin
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى الْعَنَزِيُّ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَوْنِ، بْنِ أَبِي جُحَيْفَةَ عَنِ الْمُنْذِرِ بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي صَدْرِ النَّهَارِ قَالَ فَجَاءَهُ قَوْمٌ حُفَاةٌ عُرَاةٌ مُجْتَابِي النِّمَارِ أَوِ الْعَبَاءِ مُتَقَلِّدِي السُّيُوفِ عَامَّتُهُمْ مِنْ مُضَرَ بَلْ كُلُّهُمْ مِنْ مُضَرَ فَتَمَعَّرَ وَجْهُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِمَا رَأَى بِهِمْ مِنَ الْفَاقَةِ فَدَخَلَ ثُمَّ خَرَجَ فَأَمَرَ بِلاَلاً فَأَذَّنَ وَأَقَامَ فَصَلَّى ثُمَّ خَطَبَ فَقَالَ " { يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ} إِلَى آخِرِ الآيَةِ { إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا} وَالآيَةَ الَّتِي فِي الْحَشْرِ { اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ} تَصَدَّقَ رَجُلٌ مِنْ دِينَارِهِ مِنْ دِرْهَمِهِ مِنْ ثَوْبِهِ مِنْ صَاعِ بُرِّهِ مِنْ صَاعِ تَمْرِهِ - حَتَّى قَالَ - وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ " . قَالَ فَجَاءَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ بِصُرَّةٍ كَادَتْ كَفُّهُ تَعْجِزُ عَنْهَا بَلْ قَدْ عَجَزَتْ - قَالَ - ثُمَّ تَتَابَعَ النَّاسُ حَتَّى رَأَيْتُ كَوْمَيْنِ مِنْ طَعَامٍ وَثِيَابٍ حَتَّى رَأَيْتُ وَجْهَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَهَلَّلُ كَأَنَّهُ مُذْهَبَةٌ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ سَنَّ فِي الإِسْلاَمِ سُنَّةً حَسَنَةً فَلَهُ أَجْرُهَا وَأَجْرُ مَنْ عَمِلَ بِهَا بَعْدَهُ مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْقُصَ مِنْ أُجُورِهِمْ شَىْءٌ وَمَنْ سَنَّ فِي الإِسْلاَمِ سُنَّةً سَيِّئَةً كَانَ عَلَيْهِ وِزْرُهَا وَوِزْرُ مَنْ عَمِلَ بِهَا مِنْ بَعْدِهِ مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْقُصَ مِنْ أَوْزَارِهِمْ شَىْءٌ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1017 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü